2 Yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ne desem ki :))



Hiç bıkmadan defalarca üflenen pasta ve sonunda ağzı burnu çikolata olan Tonguç.. O kadar mutlu oluyor ki bizde onu mutlu etmek için bazen anlamsız günlerimizi bahanelerle kutluyoruz:)


2 yaş çocuklarına göre bedensel aktiviteleri olan kurslar ya da okullar açılmalı bence. Bu son zamanlarda özellikle düşünüp istediğim bir şey. Tonguç sürekli boğuşmak, hoplamak, zıplamak istiyor. Belki bununla ilgili bir yer olsa herşey bambaşka olacak bilemiyorum. Her ne kadar dışarı çıksa oynasa da bu ihtiyacını tam karşılıyamıyoruz.
Baba Tonguç eve gelince çok yorgun olmazsa beraber oynuyorlar. Yorgun değilse de pestili çıkıyor bir müddet sonra ve mecburen ara vermek istiyor sen misin ara veren :))
Resimde "ben ata bindim" deyip geziyor Tonguç, çok mutlu.


Tonguç elma yer miş :))
Bayıldığı sodası.. "Ben soda istiiiiyoooommm"

Anneanneyle yapılan sanatsal etkinlikler :) mandaldan nasıl uçak olur sonra nasıl da keyifle oynanır..
Yazdan kalma basket potamız gelen misafirlerimizin de favori oyuncağı. 100 tane topumuz var, basket atıyor evi top havuzuna çeviriyoruz.

Ve görsel sanatlar dersimizin yagane araç gereci oyun hamurları :) Anneanneyle yapılan bir başka etkinlik :)
Rabbim! Şükürler olsun Sana..

Zaman-sızlık

yine yetmiyor zaman
yine yarım kalıyor duygular.
saatleri çoğaltmak mümkün olmasa da
içimdeki umudu
sevgiyi çoğaltıyorum çoğu zaman

Bir koşuşturmaca gidiyor yetişemiyorum yine hiç bir şeye. Dün akşam da bu gün de misafirlerimiz vardı. Perşembe günü tekrar misafirimiz gelecek.
Oğlum bayram ediyor özellikle de abiler ablalar gelirse, mutluluktan ne yapacağını bilemiyor :)

Pazartesi son yazılıları yapıcam soru hazırlamam gerek. Bu okadar zaman alan bir şey ki kafamı toparlayamıyorum zaman da bulamıyorum. Performans ödevlerini okumam gerek. Bu yıl teftiş yılım dosyaları evrakları toparlayıp hazırlamam gerek. Okul sitesine bakmam gerek, evle ilgilenmem gerek... ve daha bir çok şey kısacası Karne tatilini haketmem gerek :))
Allah yardımcım/ız olsun..

Yumucak tv bizim aile kanalımız Tonguç sayesinde. Saniyesinde anlıyor değiştirdiğimizi ve çok fena kızıyor :) hele de coillui izliyorsa yandık. Çocuk kanalımızdan memnun olsa da çok fazla tv izlemesin diye izlediği çizgi filmleri bile kısıtlıyoruz artık.
"aaaaaa neden değiştirdin ?" diyor hemen sanki ev başına yıkılmış gibi ya da
"eeee.. ne yaptınnn?" diyor hesap sorarcasına.. keyfi iyi olursa da
"anne başka kanal açaaa mıı?" şeklinde bal damlıyor ağzından.. 2 yaşında olsa da onun da tercihleri var mış :))

Boğuşmaca oyunlarına bayılıyor. Güreş yap, kovala, gıdıkla dur işin yoksa :) enerji küpü mübarek asla yorulup bıkmıyor.

Beni şaşırtıyorher geçen gün.. Bu sabah benden erken uyanmış yanıma geldi elinde oyuncak gül çiçeğiyle. Bana uzatıp kokla anne dedi. Kokladım. O kokladı. Az sonra demesin mi anne bıyık yapıcam diye :) çiçeğin sapını koydu dudaklarımın üstüne sonra bıyık oldu deyip deyip güldü keyifle :)) çok şaşırdım nerden duydu gördü bilmiyorum.

Bir de eyvahh "iiiivahhhh" deyişi var ki harika :))

Bu gün ilk defa tuvalete çişini yaptı Tonguç :))) ve ısrarla 3 kere tuvalete götürdü beni kaka yapıcam diye.. her seferinde banyonun tüm elemanlarını sayıp görevlerini teker teker anlattık :))

Şarkı söylemeyi de dinlemeyi de çok seviyor Tonguç. Bu aralar favorisi "yağmu yağıyooo, selle akıyo, ayap kızı bakıyoooo" :) Durup durup bunu söylüyor.

Bu aralar şeker hamurundan yapılan pasta kurabiyelere takmış durumdayım bende. Nasıl yapılır edilir hiç bir fikrim yok ama en kısa zamanda bende oğluma adının yazılı olduğu kurabiyelerden yapmak istiyorum.

Yağmur, seni yağdıran Rabbim! gönlüme de rahmet yağmurlarını yağdırsın..

Bu kadar mı tatlı kurabiyeler? Elinin duruşuna, dudağının kenarındaki kırıntıyı yemeye çalışmana, susuzluktan yanıp da "annecim su veriii miii?" deyişine.. Herşeyinle ben sana bayılıyorum. Rabbim bakmaya doyamadığım seni ve bütün bebekleri korusun. Anneliği tatmak isteyen herkese tattırsın bu duyguları ve yokluğunu göstermesin bize güzel yavrum..

Tonguç'a Tüyap Kitap Fuarından almıştım bu "Çivi oyun seti"ni. Daha büyük yaş grupları için olsa da biz arada sırada çıkarıp severek oynuyoruz. Takıp çıkarmak, sıralamak, kitapçığındaki resimleri incelemek çok hoşumuza gidiyor.

Annem geldi İstanbul'a. Bir haftadır beraberiz. Babaannemiz ise Çanakkale'ye halamızın yanına gitti.

Anneannemiz, Tonguç'un uzayıp giden, şekil şemal kalmayan saçlarını görünce bize güzel bir fırça atarak soluğu berberde almamızı sağladı :) Özellikle de yaz -kış demeden sürekli terleyen kafasını görünce "hasta edeceksiniz çocuğumu" dedi durdu.
Ve sonuç :))

Tonguç'un kafası gerçekten de çok terliyor. Hem babası hem de dayısına çekmiş bu konuda :) İyi oldu kestirdiğimiz hem şekle girdi saçları hem de sanki daha bir büyüdü, koca adam oldu :)

Evimize yakın ve sık sık gittiğimiz bir AVM de kestirdik Tonguçun saçlarını. Ne bir mızırdama, ne bir huysuzluk ne koltuktan kalkma hiç bir şey.. Abileri onu koltuğa oturtturdu bize de yer gösterdiler oturalım diye Tonguç saçı kesilene kadar gık demedi. Hayretler içerisinde kaldık :) Anneme de o kadar laf söyledik giderken durmuyo koltukta sıkılıyor kalkıyor vs. diye :) eee bu çocuk milleti nasıl da yalancı yapar adamı :))

Anneannemizin elinden ne kurtulur?
Annem, Tonguç'un ağzını bile sürmediği makarnayı ona bir güzel yedirtti hem de bir tabak. Gözümle görmesem hadi canım yememiştir derdim :) Asıl beni mutlu edense Elma mandalina yemeye başlaması :) Zira Tonguç bunları da ağzına sürmüyordu.. Artık her gün Meyve yiyor Yaşasın!! Komik bir durum biliyorum ama anne olmak böyle bir şey işte :)) Umarım kısa bir süre sonra gidecek olan anneannenin sonrasında da devam eder yemeye.

Çok sıkıldı sürekli evde olmaktan. Özellikle son bir haftadır havalarında kötü olması nedeniyle "Arkadaşıma gidicem oyun oynıcam ben" diyor :) Arkadaş da bilir miş :))

Tonguç bu gün 27 aylık oldu. "hayıy" "istemiyoooomm" dönemine de girdik :) Bazen fena kızıp "hayıy yapmaaa " diye isyan ediyor. Kızıyor, sinirleniyor, hırçınca bağırıp sonra pişman oluyor, benim üzüldüğümü görünce hemen yanıma gelip, öyle tatlı " özüüü annecim, bidaa yapmıcam annecim, tamam annecim yapmıcam" diye arka arkaya sıralıyorbu cümleleri.. Evet "annemm" den sonra "annecim" de diyoruz artık özellikle de bu gibi yaramazlık durumlarında :)

Şimdilik bizden bu kadar..
Rabbim herkese kolaylık versin..

Şişşştt sessiz ol. Cesim çiziyo o :)

Bu küçücük yaşta işini nasıl da cidddiye alıp yoğunlaşıyor, hayret etmemek mümkün değil.Yeri gelince 30sn. hareketsiz kalmasını sağlamak mümkün olmuyor yaramazın ama istedimi işte böyle güzel çalışıyor.

Tonguç'un elindeki kalemler tam bir mucize, anneler için :)
CARİOCA markalı kalemler temizlenme kolaylığı açısından gerçekten süperler. İstediği gibi üstünü, yüzünü, kumaşı duvarı boyasın. Nemli bir bezle ya da yıkayınca kolayca çıkıyor iz bırakmadan. Üreten firmaya ayrıca Teşekkür ediyor resim aşkı adına tüm annelere tavsiye ediyorum :)

Bir küçük reklam daha yapayım:) Sevgili Firevs in tavsiyesiyle İGLO fish fingers almıştım. Sağolsun, Tonguç artık daha sık balık yiyor hem de severek. Hem pişirmesi hazırlaması kolay hem de daha sık balık yediği için içim rahat.

İnsan her zaman güneşli bir havada mutlu mesut yaşamıyor. Bazen de yağmur da ıslanıp fırtınaya tutuluyor. Rabbim beterinden korusun, Kasım ayı her anlamda bizim için zor bir aydı. Neyse ki etkilerini yavaş yavaş üzerimizden atıyoruz. Bayram sevinci ve teslimiyet duygusuyla daha mutluyuz.. Rabbim, üstesinden gelemiyeceğimiz dertler vermesin.

Baba Tonguç geldi evimizin neşesi de :)
Öğretmenim canım benim canım benim gününü ve aynı zamanda Baba Tonguç 'un gelişini böyle kutladık :) Bu işe en çok Tonguç bayıldı mum üfliyeceği için :)





Gelelim Tonguç'a..
Babaannemiz 2 gün önce bayram tatiline gidince müthiş stresli bir 2 gün geçirdim bende. Tonguçu okula götürsem dert, götürmesem nerde bırakıcam. Allahım ne zor :(( çok kötü bir duygu gerçekten de..

Alışkanlıklarına çok bağlı olana ve hatta bunların dışına çıkamayan benim güzel oğlum her zaman ki kitap okuma seansını yapıyor :) Hem de elinde resimli ingilizce sözlükle :)


Ve salonda top oynuyor terleyip sucuk olana kadar :)

Futbolist :)
Çikolata aşkımız ailecek hiç bitmiyor :) İzlerini ise hep taşıyoruz :))

Hem okur hem çizer benim oğlum :) bir de bunları yaparken transa geçisi yok mu dünyayı görmez yanıp yıkılsa
Babaannenin öğlen uyutamadığı Tonguç akşam son fasıl couillu izlerken ki hali, işte böyle oluyor :)
Akşam uykusundan önce kitabını eline alan Tonguç
Hiç bir ayrıntıyı atlamadan kitabını okur.
Görende gerçekten okuyor sanacak :)
Her zaman söylüyorum ve şükrediyorum o kadar iyi okadar ince arkadaşlarımız var ki ne söylesem az onlar için. Hem çok düşünceli hem çok nazik hem de çok zevkliler :) O kadar şaşırdım ve mutlu oldum ki bu güzel hediyeleri görünce, hepinize canu gönülden TEŞEKKÜR EDERİM sağolun.
Baba Tonguçun iş arkadaşlarının Tonguç'aaldığı bayramlıklar :)

Herkese hayır ve bereket dolu bayramlar..


Ballı Kaymağım bu gün 26 aylık oldu.

Daha önce de yazdım biliyorum ama O kadar güzel "tamam" diyor ki... Ve bu günlerde sürekli bir "Anne yapıyocun?" sorusu, Ona söylediğim her şeyi dinleyip, yapsa da yapmasa da seni dinledim anlamında cümlenin sonunda mutlaka "Tamam" deyişiyle içimin yağlarını eritiyor resmen :)

Tüyap kitap fuarından aldığım Ya-Pa 2-3 yaş filfil serisi Tonguç'un çok hoşuna gitti . Her gün bayılarak okuduğumuz Tonguçun diliyle "tipat" lara yenilerinin eklenmesi Tonguç'un diliyle yine "Yacaşınnn" sevgi gösterilerine neden oldu. Kitaplar gerçekten işe yarıyor. O kadar kibarız ki Filfil görgü kuralları kitabımızdan sonra mutlaka iyiliklere "teşekkür" ediyor, yaramazlıklara "özür" diliyor, sabahları "günaydııınn" diyor, evden çıkarken "görüşürüz" ya da güle güle diyoruz el sallayarak :) kelime hazinesi iyice genişledi cümleler yerine oturdu, bizede artık o konuştukça onu yemesi kalıyor :)

Yaptığı ve yapmaya çalıştığı şeylerin sayısı da artıyor her geçen gün. Bu ne dönemi bilmiyorum ama sanırım biz ona girdik :) Ne yaparsam yapayım mutlaka "bende yapcam" cümlesiyle karşılaşıyorum. Ben de yapabileceği şeyleri yaptırarak gönlünü kırmıyorum. Okuldan geldiğimde mutlaka çantamı odama o götürüyor mesela, ya da kendi kirli çamaşırlarını o alıp götürüp yerleştiriyor çamaşır makinesinin içine. Çok işgüzar oğlum maşallah :) İş olsun yeter ki de o çalışsın istiyor. İnşallah bir ömür böyle devam etsin hayırlı işler için koşturmacaya.

Benim okula gitmeme de iyice alıştı. Eskisi gibi ağlayıp tutturmuyor. "Anne okula gitcek" diyor benim hazırlandığımı görünce. Demek ki okulu yani çalıştığım yeri görmesi onu bu konuda tatmin etti.

Baba Tonguç Salı'dan bu yana şehir dışında. Özledik.. Her gece telefonda Tonguç babasına "baba amin yapaa mııı?" diye soruyor ve babası uyku duasını okuyor :) Tonguç telefona bakıp ellerini kaldrıp sanki yanındaymış gibi duasını ediyor "aaaamin" diyerek.. Ayrılık zor, Allah kimseyi ayırmasın sevdiğinden..

Uykudan önce sallanma olayı artık bizde BİTTİ. Rabbime şükürler olsun ki bu konuyu da güzelce hallettik. Darısı tüm annelerin başına. Şu an, Tonguç la beraber yatıyoruz. O hemen "Anne masal anlatıııı mıııı" diye soruyo bende bir ya da iki masal anlatıyorum günlük hayatla ilgili ya da "anne şaaakı söleee mii" diyor ben hemen başlıyorum bütün bildiğim çocuk şarkılarını söylemeye :) sonra 5 dk bile sürmeden minik kuşum bir bakıyorum uyumuş :) Aman nazar değmesin MAŞALLAH :))
Kararlı olmak sanırım bu konuda bana en büyük avantajı sağladı.

Geçen gün hayal kuruyordum acaba okul dışında da çalışsam mı diye. Çünkü zamanında hem okul hem kurs hem özel ders arasında koşup duruyordum..Ve teklif geldi :) sanki içimi okumuşlar gibi.. Teklifi kabul etmedim ama egomu müthiş tatmin ettim :)) kabul etseydim hemen başlayacaktım. Düşündüm hiç bir şey benim ailemle geçirdiğim haftasonu uyanmalarının ve kahvaltılarının yerini tutamaz..

Demek ki düşündüğümü bilen ve karşılık veren biri var :) Ve kadınların plan değil hayalle yaşadığını bilen biri. Beni benden daha iyi tanıyan biri. Rabbim! Sen ne güzelsin..

Görüyorum ki bir grip haller blog arkadaşlarıma da bulaşmış. Hepsine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor herkese acil şifalar diliyorum. Tonguç'un da grip olduğundan bahsetmiştim.
Tonguç gribi hafif atlatıyor derken durum tam tersine döndü ve gece acile gitmek zorunda kaldık geçen hafta. Malesef 8 iğne vuruldu o minicik vücuda :(
Ciğerlerine biriken balgamı atmanın başka yolu yoktu. Tıkandığı için gece hiç uyuyamıyor huysuzlanıyor hatta öksüremiyordu bile. Yapacak bişey yok, ne olursa olsun o işkenceyi çektirmenin anlamı yok o minicik bedene. Eğer ilerlerse ciğerlere iyice yayılma durumu varmış. İğnesini vurdurduk zor olsa da çok şükür düzeldi. İğne, ilaç dolu bir hafta derken şu an çok şükür daha iyiyiz.



Tonguç büyürken,
"tamam" oluyor herşey. Yeni öğrenmiş ona birşey söylediğimizde "tamam" diyor hemen :) odadan çıkarken görüşürüz deyip el sallıyor, okula gideceğimi biliyor her sabah evden çıkarken ve eğer keyfi yerindeyse artık bana el sallıyor ağlamadan. Konuşuyor artık konuşmadıklarını ve şaşırtıyor bizi her kelimesinde. Olumlu olumsuz her şey ifade ediliyor.

Tipat (kitap) okumak onun için hala süper bir eğlence okumayınca kızıp "anne tipat okuuuuu" diyerek isyan ediyor. Geçen hafta Tüyap kitap fuarından ona bir sürü kitap aldım. Şimdi onları okuyoruz teker teker ve çok hoşuna gidiyor. Özellikle görgü kuralları kitabımız bizi çok mutlu ediyor. Bu akşam o kitabı okuyunca minik Tonguç kitabın sonunda hangisi doğru hangisi yanlış kısmındaki resimleri farketti ben söylemeden ve başladı aaa oyuncaklarını dağıtmış demeye. Sonra doğru resme baktık. peki sen odandaki oyuncakları topladın mı diye sordum. Odasına gidip bir güzel hepsini oyuncak sepetine koydu geldi:) Benim hadi oyuncaklarını topla dememe bile gerek kalmadı ya da onunla beraber odasına gitmedim kendi toparladı geldi. Gerçekten çabuk öğreniyorlar.

3 gündür yeni bir uygulamaya geçtik. Özellikle bu son zamanlar da uyumadan önce ayakta sallama olayını fazlaca abartmıştı Tonguç. Buna bir son demenin zamanınıngeldiğine karar verdim ve uygulamaya geçtik. Tonguç'a kitap okurken resimlerdeki çocukların nasıl uyuduğunu sordum. hangisini annesi ya da babannesi sallıyordu ayağında? Sonraaa ya kayyu :) onu hatta roziyi sallayan var mıydı? Peki ya sevdiği abileri nasıl uyuyordu? Biraz bunlardan bahsettim ki hala bahsediyorum. Ve sallamadan onu uyutmayı denedim. Oldu :) Babaannesiyle de anlaştık o da bundan sonra ayağında sallamıyacak Tonguç'u. Bakalım 3 gündür bayağı bir ilerleme kattettik diye düşünüyorum uarım bundan sonrası daha da kolaylaşır. Aslında bu konuda tek sorun gündüz uykuları. Gece ben uyuttuğum için hemen uyuyor ama gündüz babaanne uyutmak isteyince malesef ayakta sallasın diye uyumuyor. 3 gündür gündüz uykusu yok yani. Öyle olunca gece uyuması da kolaylaşıyor. Şu an ki amacımız gündüz uykularımızı tekrar geri kazanmak ama sallamadan :)
Tonguç doğduğundan beri hep söylüyorum en işkence saatlerim uyku olmuştur.. Uyumadı, uyumuyor..


Dışarı çıkma rutinlerinin vazgeçilmez parçası basketboll oyun sahası :) o koca potaya boyuna posuna bakmadan elindeki turuncu topla basket atıyor küçük bey :) abileri ablaları gibi


Ve geçtiğimiz hafta Tonguçun halası ve 2 kuzeni Çanakkaleden bize geldiler. 1 hafta doyasıya vakit geçirdiler minikler. Havaların en kötü zamana denk gelmesi nedeniyle hep evdeydiler ama yine de güzel vakit geçirdiler..

Minik Efe'nin de doğum gününü kutladık hep beraber. Doğum günüya da değil ne farkeder mum üfleme derdindeydi tüm minikler :)
Şu tatlılığa bakın.. İyi ki doğdun Efe..
Pastanın tadını alan böyle oldu :)

Ama benim oğlum da çok tatlı kıskanmasın hemen :)
Gülüşü ömrüme bedel..

Kurtarıcı kayyu iş başında :) gerçekten kurtarıcımız o bizim. Kuzen Nil e de bulaştırdık, beraber kayyu izlediler bol bol kendilerinden geçercesine :) bizim de dinlenme saatlerimiz oldu



Ve 3 kafadarlar :) kıyafetleri de onlar kadar güzel oldu :)
Allah, işini doğru yapanın hep yanındadır...


Önce Ayça hasta oldu, sonra Tonguç.. Ayça hala hasta, Tonguç daha iyi.

Hamileliğim, doğum, ve emzirme derken hiç bu kadar uzun süre hastalandığımı hatırlamıyorum. Yeterince dinlenemiş olmak da etkiledi belki de ama 10 gündür hastalıkla boğuşuyorum. Görünüşte hiç bir şeyim yok ama kolumu bile kıpırdatacak halim yok, ağzımın bile tadı yok..

Onun dışında her şey iyi çok şükür. Bu günlerdeTonguç'un cümlelerinin sonuna eklediği"yapaaa mııı? gideee miiiii? açaaa mııı?" cümleleriyle yatıp kalkıyoruz :) Bu dil nasıl bir şeydir ki bize istemediğimiz bir şeyi bile yaptırıyor :)

Yarın öğleye kadar okul, perşembe ise sadece tören var, cuma-cumartesi-pazar ise tatil :) ne bol tatilli bir milletiz :)
Cuma günü ise Çanakkaleden Tonguç'un en sevdiği :) halası geliyor. 1 hafta beraberiz kısmetse. Umarım hizmette kusur etmeyiz.

Neden? Miiiiii???

Tonguç'un en sevdiği yiyecek Tavuk ve Tavuk ürünleri :) İşte lezzet keyfinin kanıtı:)


"Tonguç Dili" her geçen gün daha bir gelişiyor. -Cak eklerinden sonra şimdi de soru eklerine geçtik. Canım oğlum istediği şeyleri artık "mısın - misin" ler le istiyor. Ve bunu öyle güzel söylüyor ki, onu, o an yememek için kendimi zor tutuyorum :)
Anne su verir miiiiiii? gibi :) mi 'yi bir güzel uzatıp sin kısmını yutuyor ama biz anlıyoruz ne demek istediğini :) Kibarcık oğlumu bir şey isterken duymalısınız:) Anlatmakla olan bir şey değilmiş kesinlikle..
Bir de "Neden" sorusunu sorup duruyor. Yataktan kalkınca yanımıza gelip, "neden uyandıııım" diye bize soruyor :)
En tatlısı da "annem neeedeçiiinnn" diye soruşu :)
Dillendikçe tatlılaşıyor sanki her şey daha bir güzel oluyor..

Tatlı dilli, güler yüzlü dostluklar diliyorum herkes için..

Büyüyor..

Oyun hamurlarını çok seviyoruz :) Gerçek kurabiye kalıplarıyla neler yapmıyoruz :))

Tonguç artık babasının kitaplarını okuyor :) aaatıı yediii dokuuuuzzz tane yazıyomuş üstünde :)
Dışarda oynarken de taş topluyor oğlum. Ama öyle rastgele değil ütten (üçgen) taşları topluyormuş :)
Bu aralar çok sık görüşemiyoruz özlüyoruz kendilerini. Ahmet Selim ve Tonguç'un en son görüşmesinden bir fotograf bu da. Ahmet Selim Tonguç tan tam 9 ay büyük. Ama görünüş de pek de anlaşılmıyor değil mi?

Ve işte istemeden de olsa çalışan anneleri kıskandırdığım okul - park arası manzaram. Fotografı çektiğim yer, okulda ders anlattığım bir sınıf, karşıda ise Tonguç'un her gün oynadığı park . (Çok şükür) Bu kadar yakınız yani :))
Oyun evlerine bayılıyor Tonguç. Biz de Baba Tonguç la bahçeli müstakil bir evin hayalini kuruyoruz. Bahçesinde yemyeşil ağaçları, kaydırağı, salıncağı, klübesi olan, tüm eş dostla mangal partileri yapabileceğimiz, çiçeklerle dolu bir ev :)
Bu gülüşü seviyorum :)

Oturuşa bakar mısnız? Çok sevdiği kayyusunu izlerken..
Maşallah Tonguç 3 gecedir hiç uyanmıyor bunun daim olmasını ve tüm anne babaların bu güzelliği yaşamasını diliyorum :))
Kesintisiz uyku gibisi yok :))

Unutmadan yazayım, babaannesi oğlumu parkta gezdirirken Tonguç'un koşturduğunu ve topla oynayışını gören bir bayan Tonguçun ilerde çok iyi bir futbolist olacağını, süper koştuğunu çok akıllı olduğunu söylemiş.. Kendilerini tanımasak da teşekkür ediyoruz, ama teyzecim bu futbolist ne ola ki ? :)) Ayrıca siz buna ne yediriyosunuz diye sormuş :) Ahhh teyzecim ne sen sorrr ne ben söyliyeyim :))

O kadar şanslıyım ki, mutlu olmaya hiç sebep aramıyorum. Bir gün sebebim bitse Rabbim bana eşeğimi kaybettirip tekrar bulduruyor :)) Bundan iyisi can sağlığı. Gripte olsam, 3 gündür ayakta durmaya mecalim de olmasa, iç huzurum yetiyor bana.. Rabbim sana sonsuz kere şükürler olsun..

Posted by Picasa

İlk An

Bebeğim,
işte böyle açtın gözlerini hayata
senin her halini her anını seviyorum ben
ama bazen bu An'ı hatırlamak iyi geliyor bana
Seninle yeniden doğuyorum
Seninle yeniden tutunuyorum...

Hayatın "T Hali"

Elim bir türlü yazmaya gitmiyor nedense..
Okul tam gaz ileri, ama umduğum kadar verimli değil. Çocuklar isteksiz, ilgisiz olunca hele de bu sene başında olunca bende de bir düşünce hali "onları nasıl derse çekebilirim?"

Tonguç her zaman ki gibi koş, gez, gül, gıdıklan modunda. Her gün dışarda ama yine de oyuna doyamıyor.
Yeni tadlara kapalı olduğundan malesef yemesini istediğimiz şeyleri kısıtlı olarak verebiliyoruz ya da veremiyoruz. Çok düşünüp kafama takmak istemediğimden üstelemiyorum. Birinin bana bu durumun geçici olduğunu söylemesine ihtiyacım var :))
Malesef kendi kendine uyumayı hala beceremiyor. Bir çok şeyi anlamaya başlamasına rağmen resmen hayattan kopmamak için hiç uyumak istemiyor, ne gündüz ne gece. Uykuya dalma süresi nerdeyse 1 saat ve o yüzden bende uyku zamanını 22:00 den yarım saat geriye çekme kararı aldım. Artık oflasa da poflasa da 21:30 da beraber yatıyoruz. Çok direniyor ama ben yılmıyorum. Tek problem sonunda ben de uyuyorum :)) işlerim yarım kalıyor, Baba Tonguç la muhabbeti kaçırıp geceyi sabah ediyorum :)
Yüzme kursuna başladım :) kendimden beklemediğim bir cesaret ve çalışkanlık örneği sergiliyorum. Aferin bana:)
Kurs kesinlikle çok eğlenceli iyi ki gitmişim diyorum. Herkese tavsiye edilir benden söylemesi. Yüzmeye başlamadan önce ilk 15 dakika da yapılan egzersizler bile yeter aslında adama:) hayatımda ben öyle garip hareketler yapmadım :) Çalışmadık kol bacak kafa hiç bi yer bırakmıyor hocamız :)

Şimdilik bu kadar uyku vakti geldi de geçiyor Herkese Tonguç gibi tatlı uğraşlar diliyorum. Rabbim gönlümüzdeki tüm güzellikleri karşımıza çıkarsın :)