Reklam değil Ürün Tavsiyesi :)

Şişşştt sessiz ol. Cesim çiziyo o :)

Bu küçücük yaşta işini nasıl da cidddiye alıp yoğunlaşıyor, hayret etmemek mümkün değil.Yeri gelince 30sn. hareketsiz kalmasını sağlamak mümkün olmuyor yaramazın ama istedimi işte böyle güzel çalışıyor.

Tonguç'un elindeki kalemler tam bir mucize, anneler için :)
CARİOCA markalı kalemler temizlenme kolaylığı açısından gerçekten süperler. İstediği gibi üstünü, yüzünü, kumaşı duvarı boyasın. Nemli bir bezle ya da yıkayınca kolayca çıkıyor iz bırakmadan. Üreten firmaya ayrıca Teşekkür ediyor resim aşkı adına tüm annelere tavsiye ediyorum :)

Bir küçük reklam daha yapayım:) Sevgili Firevs in tavsiyesiyle İGLO fish fingers almıştım. Sağolsun, Tonguç artık daha sık balık yiyor hem de severek. Hem pişirmesi hazırlaması kolay hem de daha sık balık yediği için içim rahat.

Posted in Etiketler: | 1 yorum

Tonguç Tadında Bayramlar :)



Kurban bayramının hayırlara vesile olmasını temenni ederek herkese mutlu bayramlar diliyoruz :)

Posted in | 3 yorum

Mutluyuz.. Mutlu Kalın

İnsan her zaman güneşli bir havada mutlu mesut yaşamıyor. Bazen de yağmur da ıslanıp fırtınaya tutuluyor. Rabbim beterinden korusun, Kasım ayı her anlamda bizim için zor bir aydı. Neyse ki etkilerini yavaş yavaş üzerimizden atıyoruz. Bayram sevinci ve teslimiyet duygusuyla daha mutluyuz.. Rabbim, üstesinden gelemiyeceğimiz dertler vermesin.

Baba Tonguç geldi evimizin neşesi de :)
Öğretmenim canım benim canım benim gününü ve aynı zamanda Baba Tonguç 'un gelişini böyle kutladık :) Bu işe en çok Tonguç bayıldı mum üfliyeceği için :)





Gelelim Tonguç'a..
Babaannemiz 2 gün önce bayram tatiline gidince müthiş stresli bir 2 gün geçirdim bende. Tonguçu okula götürsem dert, götürmesem nerde bırakıcam. Allahım ne zor :(( çok kötü bir duygu gerçekten de..

Alışkanlıklarına çok bağlı olana ve hatta bunların dışına çıkamayan benim güzel oğlum her zaman ki kitap okuma seansını yapıyor :) Hem de elinde resimli ingilizce sözlükle :)


Ve salonda top oynuyor terleyip sucuk olana kadar :)

Futbolist :)
Çikolata aşkımız ailecek hiç bitmiyor :) İzlerini ise hep taşıyoruz :))

Hem okur hem çizer benim oğlum :) bir de bunları yaparken transa geçisi yok mu dünyayı görmez yanıp yıkılsa
Babaannenin öğlen uyutamadığı Tonguç akşam son fasıl couillu izlerken ki hali, işte böyle oluyor :)
Akşam uykusundan önce kitabını eline alan Tonguç
Hiç bir ayrıntıyı atlamadan kitabını okur.
Görende gerçekten okuyor sanacak :)
Her zaman söylüyorum ve şükrediyorum o kadar iyi okadar ince arkadaşlarımız var ki ne söylesem az onlar için. Hem çok düşünceli hem çok nazik hem de çok zevkliler :) O kadar şaşırdım ve mutlu oldum ki bu güzel hediyeleri görünce, hepinize canu gönülden TEŞEKKÜR EDERİM sağolun.
Baba Tonguçun iş arkadaşlarının Tonguç'aaldığı bayramlıklar :)

Herkese hayır ve bereket dolu bayramlar..

Posted in Etiketler: | 1 yorum

Anne Yaapıyocun ? Ben Yapcam :))


Ballı Kaymağım bu gün 26 aylık oldu.

Daha önce de yazdım biliyorum ama O kadar güzel "tamam" diyor ki... Ve bu günlerde sürekli bir "Anne yapıyocun?" sorusu, Ona söylediğim her şeyi dinleyip, yapsa da yapmasa da seni dinledim anlamında cümlenin sonunda mutlaka "Tamam" deyişiyle içimin yağlarını eritiyor resmen :)

Tüyap kitap fuarından aldığım Ya-Pa 2-3 yaş filfil serisi Tonguç'un çok hoşuna gitti . Her gün bayılarak okuduğumuz Tonguçun diliyle "tipat" lara yenilerinin eklenmesi Tonguç'un diliyle yine "Yacaşınnn" sevgi gösterilerine neden oldu. Kitaplar gerçekten işe yarıyor. O kadar kibarız ki Filfil görgü kuralları kitabımızdan sonra mutlaka iyiliklere "teşekkür" ediyor, yaramazlıklara "özür" diliyor, sabahları "günaydııınn" diyor, evden çıkarken "görüşürüz" ya da güle güle diyoruz el sallayarak :) kelime hazinesi iyice genişledi cümleler yerine oturdu, bizede artık o konuştukça onu yemesi kalıyor :)

Yaptığı ve yapmaya çalıştığı şeylerin sayısı da artıyor her geçen gün. Bu ne dönemi bilmiyorum ama sanırım biz ona girdik :) Ne yaparsam yapayım mutlaka "bende yapcam" cümlesiyle karşılaşıyorum. Ben de yapabileceği şeyleri yaptırarak gönlünü kırmıyorum. Okuldan geldiğimde mutlaka çantamı odama o götürüyor mesela, ya da kendi kirli çamaşırlarını o alıp götürüp yerleştiriyor çamaşır makinesinin içine. Çok işgüzar oğlum maşallah :) İş olsun yeter ki de o çalışsın istiyor. İnşallah bir ömür böyle devam etsin hayırlı işler için koşturmacaya.

Benim okula gitmeme de iyice alıştı. Eskisi gibi ağlayıp tutturmuyor. "Anne okula gitcek" diyor benim hazırlandığımı görünce. Demek ki okulu yani çalıştığım yeri görmesi onu bu konuda tatmin etti.

Baba Tonguç Salı'dan bu yana şehir dışında. Özledik.. Her gece telefonda Tonguç babasına "baba amin yapaa mııı?" diye soruyor ve babası uyku duasını okuyor :) Tonguç telefona bakıp ellerini kaldrıp sanki yanındaymış gibi duasını ediyor "aaaamin" diyerek.. Ayrılık zor, Allah kimseyi ayırmasın sevdiğinden..

Uykudan önce sallanma olayı artık bizde BİTTİ. Rabbime şükürler olsun ki bu konuyu da güzelce hallettik. Darısı tüm annelerin başına. Şu an, Tonguç la beraber yatıyoruz. O hemen "Anne masal anlatıııı mıııı" diye soruyo bende bir ya da iki masal anlatıyorum günlük hayatla ilgili ya da "anne şaaakı söleee mii" diyor ben hemen başlıyorum bütün bildiğim çocuk şarkılarını söylemeye :) sonra 5 dk bile sürmeden minik kuşum bir bakıyorum uyumuş :) Aman nazar değmesin MAŞALLAH :))
Kararlı olmak sanırım bu konuda bana en büyük avantajı sağladı.

Geçen gün hayal kuruyordum acaba okul dışında da çalışsam mı diye. Çünkü zamanında hem okul hem kurs hem özel ders arasında koşup duruyordum..Ve teklif geldi :) sanki içimi okumuşlar gibi.. Teklifi kabul etmedim ama egomu müthiş tatmin ettim :)) kabul etseydim hemen başlayacaktım. Düşündüm hiç bir şey benim ailemle geçirdiğim haftasonu uyanmalarının ve kahvaltılarının yerini tutamaz..

Demek ki düşündüğümü bilen ve karşılık veren biri var :) Ve kadınların plan değil hayalle yaşadığını bilen biri. Beni benden daha iyi tanıyan biri. Rabbim! Sen ne güzelsin..

Posted in Etiketler: | 2 yorum

"Yeni Uyku Düzeni" miz "TAMAM"

Görüyorum ki bir grip haller blog arkadaşlarıma da bulaşmış. Hepsine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor herkese acil şifalar diliyorum. Tonguç'un da grip olduğundan bahsetmiştim.
Tonguç gribi hafif atlatıyor derken durum tam tersine döndü ve gece acile gitmek zorunda kaldık geçen hafta. Malesef 8 iğne vuruldu o minicik vücuda :(
Ciğerlerine biriken balgamı atmanın başka yolu yoktu. Tıkandığı için gece hiç uyuyamıyor huysuzlanıyor hatta öksüremiyordu bile. Yapacak bişey yok, ne olursa olsun o işkenceyi çektirmenin anlamı yok o minicik bedene. Eğer ilerlerse ciğerlere iyice yayılma durumu varmış. İğnesini vurdurduk zor olsa da çok şükür düzeldi. İğne, ilaç dolu bir hafta derken şu an çok şükür daha iyiyiz.



Tonguç büyürken,
"tamam" oluyor herşey. Yeni öğrenmiş ona birşey söylediğimizde "tamam" diyor hemen :) odadan çıkarken görüşürüz deyip el sallıyor, okula gideceğimi biliyor her sabah evden çıkarken ve eğer keyfi yerindeyse artık bana el sallıyor ağlamadan. Konuşuyor artık konuşmadıklarını ve şaşırtıyor bizi her kelimesinde. Olumlu olumsuz her şey ifade ediliyor.

Tipat (kitap) okumak onun için hala süper bir eğlence okumayınca kızıp "anne tipat okuuuuu" diyerek isyan ediyor. Geçen hafta Tüyap kitap fuarından ona bir sürü kitap aldım. Şimdi onları okuyoruz teker teker ve çok hoşuna gidiyor. Özellikle görgü kuralları kitabımız bizi çok mutlu ediyor. Bu akşam o kitabı okuyunca minik Tonguç kitabın sonunda hangisi doğru hangisi yanlış kısmındaki resimleri farketti ben söylemeden ve başladı aaa oyuncaklarını dağıtmış demeye. Sonra doğru resme baktık. peki sen odandaki oyuncakları topladın mı diye sordum. Odasına gidip bir güzel hepsini oyuncak sepetine koydu geldi:) Benim hadi oyuncaklarını topla dememe bile gerek kalmadı ya da onunla beraber odasına gitmedim kendi toparladı geldi. Gerçekten çabuk öğreniyorlar.

3 gündür yeni bir uygulamaya geçtik. Özellikle bu son zamanlar da uyumadan önce ayakta sallama olayını fazlaca abartmıştı Tonguç. Buna bir son demenin zamanınıngeldiğine karar verdim ve uygulamaya geçtik. Tonguç'a kitap okurken resimlerdeki çocukların nasıl uyuduğunu sordum. hangisini annesi ya da babannesi sallıyordu ayağında? Sonraaa ya kayyu :) onu hatta roziyi sallayan var mıydı? Peki ya sevdiği abileri nasıl uyuyordu? Biraz bunlardan bahsettim ki hala bahsediyorum. Ve sallamadan onu uyutmayı denedim. Oldu :) Babaannesiyle de anlaştık o da bundan sonra ayağında sallamıyacak Tonguç'u. Bakalım 3 gündür bayağı bir ilerleme kattettik diye düşünüyorum uarım bundan sonrası daha da kolaylaşır. Aslında bu konuda tek sorun gündüz uykuları. Gece ben uyuttuğum için hemen uyuyor ama gündüz babaanne uyutmak isteyince malesef ayakta sallasın diye uyumuyor. 3 gündür gündüz uykusu yok yani. Öyle olunca gece uyuması da kolaylaşıyor. Şu an ki amacımız gündüz uykularımızı tekrar geri kazanmak ama sallamadan :)
Tonguç doğduğundan beri hep söylüyorum en işkence saatlerim uyku olmuştur.. Uyumadı, uyumuyor..


Dışarı çıkma rutinlerinin vazgeçilmez parçası basketboll oyun sahası :) o koca potaya boyuna posuna bakmadan elindeki turuncu topla basket atıyor küçük bey :) abileri ablaları gibi


Ve geçtiğimiz hafta Tonguçun halası ve 2 kuzeni Çanakkaleden bize geldiler. 1 hafta doyasıya vakit geçirdiler minikler. Havaların en kötü zamana denk gelmesi nedeniyle hep evdeydiler ama yine de güzel vakit geçirdiler..

Minik Efe'nin de doğum gününü kutladık hep beraber. Doğum günüya da değil ne farkeder mum üfleme derdindeydi tüm minikler :)
Şu tatlılığa bakın.. İyi ki doğdun Efe..
Pastanın tadını alan böyle oldu :)

Ama benim oğlum da çok tatlı kıskanmasın hemen :)
Gülüşü ömrüme bedel..

Kurtarıcı kayyu iş başında :) gerçekten kurtarıcımız o bizim. Kuzen Nil e de bulaştırdık, beraber kayyu izlediler bol bol kendilerinden geçercesine :) bizim de dinlenme saatlerimiz oldu



Ve 3 kafadarlar :) kıyafetleri de onlar kadar güzel oldu :)
Allah, işini doğru yapanın hep yanındadır...

Posted in Etiketler: | 6 yorum

Bir Grip Haldeyim :)


Önce Ayça hasta oldu, sonra Tonguç.. Ayça hala hasta, Tonguç daha iyi.

Hamileliğim, doğum, ve emzirme derken hiç bu kadar uzun süre hastalandığımı hatırlamıyorum. Yeterince dinlenemiş olmak da etkiledi belki de ama 10 gündür hastalıkla boğuşuyorum. Görünüşte hiç bir şeyim yok ama kolumu bile kıpırdatacak halim yok, ağzımın bile tadı yok..

Onun dışında her şey iyi çok şükür. Bu günlerdeTonguç'un cümlelerinin sonuna eklediği"yapaaa mııı? gideee miiiii? açaaa mııı?" cümleleriyle yatıp kalkıyoruz :) Bu dil nasıl bir şeydir ki bize istemediğimiz bir şeyi bile yaptırıyor :)

Yarın öğleye kadar okul, perşembe ise sadece tören var, cuma-cumartesi-pazar ise tatil :) ne bol tatilli bir milletiz :)
Cuma günü ise Çanakkaleden Tonguç'un en sevdiği :) halası geliyor. 1 hafta beraberiz kısmetse. Umarım hizmette kusur etmeyiz.

Posted in Etiketler: | 6 yorum

Neden? Miiiiii???

Tonguç'un en sevdiği yiyecek Tavuk ve Tavuk ürünleri :) İşte lezzet keyfinin kanıtı:)


"Tonguç Dili" her geçen gün daha bir gelişiyor. -Cak eklerinden sonra şimdi de soru eklerine geçtik. Canım oğlum istediği şeyleri artık "mısın - misin" ler le istiyor. Ve bunu öyle güzel söylüyor ki, onu, o an yememek için kendimi zor tutuyorum :)
Anne su verir miiiiiii? gibi :) mi 'yi bir güzel uzatıp sin kısmını yutuyor ama biz anlıyoruz ne demek istediğini :) Kibarcık oğlumu bir şey isterken duymalısınız:) Anlatmakla olan bir şey değilmiş kesinlikle..
Bir de "Neden" sorusunu sorup duruyor. Yataktan kalkınca yanımıza gelip, "neden uyandıııım" diye bize soruyor :)
En tatlısı da "annem neeedeçiiinnn" diye soruşu :)
Dillendikçe tatlılaşıyor sanki her şey daha bir güzel oluyor..

Tatlı dilli, güler yüzlü dostluklar diliyorum herkes için..

Posted in Etiketler: | 7 yorum

Büyüyor..

Oyun hamurlarını çok seviyoruz :) Gerçek kurabiye kalıplarıyla neler yapmıyoruz :))

Tonguç artık babasının kitaplarını okuyor :) aaatıı yediii dokuuuuzzz tane yazıyomuş üstünde :)
Dışarda oynarken de taş topluyor oğlum. Ama öyle rastgele değil ütten (üçgen) taşları topluyormuş :)
Bu aralar çok sık görüşemiyoruz özlüyoruz kendilerini. Ahmet Selim ve Tonguç'un en son görüşmesinden bir fotograf bu da. Ahmet Selim Tonguç tan tam 9 ay büyük. Ama görünüş de pek de anlaşılmıyor değil mi?

Ve işte istemeden de olsa çalışan anneleri kıskandırdığım okul - park arası manzaram. Fotografı çektiğim yer, okulda ders anlattığım bir sınıf, karşıda ise Tonguç'un her gün oynadığı park . (Çok şükür) Bu kadar yakınız yani :))
Oyun evlerine bayılıyor Tonguç. Biz de Baba Tonguç la bahçeli müstakil bir evin hayalini kuruyoruz. Bahçesinde yemyeşil ağaçları, kaydırağı, salıncağı, klübesi olan, tüm eş dostla mangal partileri yapabileceğimiz, çiçeklerle dolu bir ev :)
Bu gülüşü seviyorum :)

Oturuşa bakar mısnız? Çok sevdiği kayyusunu izlerken..
Maşallah Tonguç 3 gecedir hiç uyanmıyor bunun daim olmasını ve tüm anne babaların bu güzelliği yaşamasını diliyorum :))
Kesintisiz uyku gibisi yok :))

Unutmadan yazayım, babaannesi oğlumu parkta gezdirirken Tonguç'un koşturduğunu ve topla oynayışını gören bir bayan Tonguçun ilerde çok iyi bir futbolist olacağını, süper koştuğunu çok akıllı olduğunu söylemiş.. Kendilerini tanımasak da teşekkür ediyoruz, ama teyzecim bu futbolist ne ola ki ? :)) Ayrıca siz buna ne yediriyosunuz diye sormuş :) Ahhh teyzecim ne sen sorrr ne ben söyliyeyim :))

O kadar şanslıyım ki, mutlu olmaya hiç sebep aramıyorum. Bir gün sebebim bitse Rabbim bana eşeğimi kaybettirip tekrar bulduruyor :)) Bundan iyisi can sağlığı. Gripte olsam, 3 gündür ayakta durmaya mecalim de olmasa, iç huzurum yetiyor bana.. Rabbim sana sonsuz kere şükürler olsun..

Posted by Picasa

Posted in Etiketler: | 1 yorum

İlk An

Bebeğim,
işte böyle açtın gözlerini hayata
senin her halini her anını seviyorum ben
ama bazen bu An'ı hatırlamak iyi geliyor bana
Seninle yeniden doğuyorum
Seninle yeniden tutunuyorum...

Posted in Etiketler: | 5 yorum

Hayatın "T Hali"

Elim bir türlü yazmaya gitmiyor nedense..
Okul tam gaz ileri, ama umduğum kadar verimli değil. Çocuklar isteksiz, ilgisiz olunca hele de bu sene başında olunca bende de bir düşünce hali "onları nasıl derse çekebilirim?"

Tonguç her zaman ki gibi koş, gez, gül, gıdıklan modunda. Her gün dışarda ama yine de oyuna doyamıyor.
Yeni tadlara kapalı olduğundan malesef yemesini istediğimiz şeyleri kısıtlı olarak verebiliyoruz ya da veremiyoruz. Çok düşünüp kafama takmak istemediğimden üstelemiyorum. Birinin bana bu durumun geçici olduğunu söylemesine ihtiyacım var :))
Malesef kendi kendine uyumayı hala beceremiyor. Bir çok şeyi anlamaya başlamasına rağmen resmen hayattan kopmamak için hiç uyumak istemiyor, ne gündüz ne gece. Uykuya dalma süresi nerdeyse 1 saat ve o yüzden bende uyku zamanını 22:00 den yarım saat geriye çekme kararı aldım. Artık oflasa da poflasa da 21:30 da beraber yatıyoruz. Çok direniyor ama ben yılmıyorum. Tek problem sonunda ben de uyuyorum :)) işlerim yarım kalıyor, Baba Tonguç la muhabbeti kaçırıp geceyi sabah ediyorum :)
Yüzme kursuna başladım :) kendimden beklemediğim bir cesaret ve çalışkanlık örneği sergiliyorum. Aferin bana:)
Kurs kesinlikle çok eğlenceli iyi ki gitmişim diyorum. Herkese tavsiye edilir benden söylemesi. Yüzmeye başlamadan önce ilk 15 dakika da yapılan egzersizler bile yeter aslında adama:) hayatımda ben öyle garip hareketler yapmadım :) Çalışmadık kol bacak kafa hiç bi yer bırakmıyor hocamız :)

Şimdilik bu kadar uyku vakti geldi de geçiyor Herkese Tonguç gibi tatlı uğraşlar diliyorum. Rabbim gönlümüzdeki tüm güzellikleri karşımıza çıkarsın :)

Posted in Etiketler: | 5 yorum

100mek

Doğduğu günden bu güne en çok sevdiği şeylerden bir tanesi onun deyimiyle "baaayooo yapmak :) Kesinlikle ağlamaz hiç mırın kırın etmez. O banyodayken bende onu seyretmeyi mutluluğunu izlemeyi seviyorum. O kadar tatlı geliyor ki bu anların bir de hatırası kalsın istedim

O benim Su kuşum.. Sarı ördeğim.. Deniz Gözlüm :)

Ve sonunda bende bir facebook üyesi oldum :)) Herkes gemiyi terkederken, ben geç mi kaldım? facebook hakkında ne denirse densin ben bir kaç gündür gerçekten çok mutluyum. Üniversitedeki arkadaşlarımı sanal bir ortamda da olsa tekrar görebilmek garip bir heyecan yaşattı bana, çok çok çok mutlu oldum :)
Çok değil sadece 7 yıl oldu biz Üniversiteyi bitireli. Yüzler değişmiş, bakışlar olgunlaşmış herkes de bir farklılık ama aynı güzellik :) Bir kaç istisna dışında genelde herkes evlenmiş ve hatta bebekler de genelde hep aynı zamanda doğmuşlar. Aynı sınıfı paylaşan, aynı yaşlardaki arkadaşların çocukları da aynı yaş da, aynı sınıfta olacaklar belki de, kim bilir :)
Sınıf arkadaşlarımı, yurt arkadaşlarımı ve yaşadığım onca hatırayı iyi ki yaşamışım diyorum şimdilerde..

İsraf haramdır.. Bende vaktimi israf etmiyeyim dedim ve yüzme kursuna yazıldım :))) Harika değil mi? Bunu söylerken bile gülümsüyorum pc başında :) Hayal kurmak güzel ama o hayali gerçekleştirecek zamanın olmasıydı önemli olan. Şimdilik Hayallerime yetecek kadar zamanım var :) 2,5 ay sürecek bir yüzme kursu sonra istersem devam edeceğim. Heyecan meraklısı biri olarak ben, bu heyecanla gelecek haftanın bir an önce gelmesini bekliyorum :)


( ELİF soldaki arabayı bilmem tanıdın mı :) O yaptığı asansörlü kuleyle onu yukarı çıkarıcak az sonra..Araban kullanılmıyo sanma yani :))

Güzel haberler hiç bitmesin :) Tonguç artık gece daha az uyanıyor ve annesi daha çok uyuyor :) Yemek olayı da yavaş yavaş düzeliyor mesela bu gün 3-4 tane de olsa hamsi yedi.

Konuşması da gitgide güzelleşiyor. Önce filleri öğrenmişti. Gel, yürü, oyna.... ve iki kelimelik cümleler kurdu
Sonra olumsuz cümlelerde kurmaya başladı.Hele de sonrarını uzatarak :) Yapamiiyooomm, gelemiyoooomm, oomuyooo...
Şimdi ise gelecek zaman lı cümleler kuruyoruz ama filler nedense hep uzatılarak ve sonunda hep "cak" la bitiyor :) oturcaaak, yapıcaaakk.... :) caklayıp duruyoruz işte.
Bir de bu aralar sayıları bilmesine rağmen bişeyleri saymak isteyince hemen "altı yedi dokuzzz" diyor :) bazen bu sayılardan şarkı yapıp kendi kendine söyleyip duruyo :)

Ya Rabbi seni tenzih ederiz. Senin öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi bilen, herşeyi yerli yerince yapansın...

Posted in Etiketler: | 7 yorum

Ohhhh :)) Ne güzelmiş

Kadir Has da Tonguç'un eğlence çılgınlığı :)

Harika bir şey!
Sabah uyandığında, uykuya doymuş olarak uyanmak
Otobüse binmeden, koşuşturmadan iki adım ilerdeki okuluna gitmek
Çalıştığın ortamda gerilmeden zevkle çalışmak
Sınıfta ders anlatırken parkta oynayan oğlunu uzaktan da olsa seyredebilmek :)
Öğle tatilinde eve gitmek
Ya da öğle tatilinde onun okula gelmesini beklemek
kısacası
Ona bu denli yakın olmak :)

Okulun eve yakınlığının keyfini bu gün doyasıya yaşadım. Sesimi duyuramayacağım kadar uzak ama evden çıkışını, parkta nasıl deliler gibi koşturduğunu görecek kadar da yakın/mışız. Bu gün sınıfta çocuklar yazı yazarken şöyle bir dışarı baktığımda farkettim bunu :) Derste ara ara parkta oynayan oğlumu izledim ve şöyle dedim kendime aslında okul eve yakın değil ben oğluma yakınım :)

Rabbim sen bu güzel duyguyu tüm çalışan annelere nasip et..

Posted in Etiketler: | 9 yorum

Yine Yeniden

Tonguç bisküvi süt partisi yapıyor bu ikiliye bayılıyor :)

Çok yorgunum çoookk.. Geçtiğimiz perşembe okullar tam anlamıyla açıldı. Pazartesi sendromunu yaşamadan ilk günleri geride bıraktık çok şükür böyle olması garip gelse de daha iyi oldu kanaatindeyim. Zira okulun ilk günleri kargaşadan daha yorucu ve boş geçiyordu.
Bu günde tam olarak konularımı anlatmaya başladım. İlk defa matematiğin dışında bir branşta ders anlatacak olmanın heyecanını yaşamadım değil. İtiraf etmeliyim ki oldukça stresliydim, saolsun Baba Tonguç bu konuda bana oldukça destek oldu. Bana çok da yabancı olmayan Fen ve Teknoloji dersi olsa da insan evini arar gibi dersini arıyor :) İlk ders güzeldi oldukça da keyifliydi. Ama asla matematik dersine değişmem :))

Tonguç iyi. Dedesi geldiğinden beri çok daha iyi :) Onu o kadar özlemiş ki hiç ayrılmıyor peşinden :) Çok güzel Bekir Dedem diyor :)

Babaannesi de saolsun onu ben okuldayken her gün parka götürüyor gezdiriyor Tonguç da bu durumdan oldukça mutlu oluyor. Sanırım oğlum büyüdü ve büyüdükçe de biraz daha uyumlu olmaya başladı. Çok hareketli kesinlikle, kabına saığmıyor ama laf dinlemeyi de yavaş yavaş öğreniyor :)

Tonguç yere yemek döker..
Ayça: Tonguç bunu kim yaptı?
Tonguç: SEN! (Eliyle kendini gösterir)
Süper konuşuyor gerçekten :) özellikle de "bunu kim yaptı " sorusuna verdiği cevapla yerlere yatıyoruz gülmekten :)
Kahve tutkusu başladı oğlumda. Dedesi her gün içer de o içemez mi :) Fincana su doldurup veriyorum, "kaaafe" sini içiyor o da keyifle..

Yarın baba Tonguç'un doğum günü ama biz o bu gün Bandırmaya gideceği için dün küçük bir pasta keserek kutladık. Böylece (Eylül ayı etkinlikleri nerdeyse bütün yılı kapladığından) benim doğum günüm dışında bütün yıl dönümlerini kutlamış olduk :))

Bizim için 2. dönüm noktası nerdeyse 1 yıl olacak üstünden tekrar RaI girdi hayatımıza. 10 gün ayrıyız Baba Tonguç 'tan. Şimdiden burnum sızlıyor.

Rabbim! Ne desem boş, beni bana bırakma sensiz de koyma..

Posted in Etiketler: | 2 yorum

TONGUÇ 2 YAŞINDA !!!


TONGUÇ 2 YAŞINDA
14,700gr - 96cm

Bu güzel arefe gününde oğlumuzun 2. yaş gününü kutladık. Sağlık ve mutlulukla geçirdiğimiz bu 2 yıl için Rabbim'e ne kadar şükretsem azdır.. Rabbim hem Tonguç'a hem de tüm çocuklara hayırlı bir ömür nasip etsin.

Çekirdek ailecek kutladığımız bu doğum günümüzde Tonguç'un halası da yolladığı süpriz doğum günü hediyesiyle bizi hem şaşırttı hem de oldukça mutlu etti. Kendilerine ayrıca teşekkürü bir borç biliriz. Gönlünüzün zenginliği kat be kat iyiliklerle size dönsün halası..

Doğum gününde, Tonguç'un çok sevdiği oyun evi (Kadir Has Çocuk dünyasına) ne gidecektik ama trafik yüzünden kısmet olmadı geri döndük. Sitenin çocuk parkıyla bu günlük idare etsek de bu hakkımızı bayrama saklıyoruz.
Halanın hediyesini giyip bolca poz verdik :)

Benim için oldukça duygusal bir gün.. Doğmasını, kime benziyeceğini beklediğimiz günleri, ilk kucağıma aldığım da yaşadığım o tarifsiz mutluluğu, ilk ayından 2 yaşına kadar geçirdiğimiz türlü komik ve unutulmaz anları hatırlamak benim için gerçekten de çok özel... Yarın Bayram ve çekirdek aile olarak beraber olsak da uzakta olan aile büyüklerini ziyaret edememek, onların ellerini öpememek ve Tonguç'un onları görememesi de bir o kadar garip hissettiriyor bana kendimi..
O benim 7 renkli çiçeğim :)
O benim Meleğim :)
Nice Yaşlara..
Nice Ramazanlara..
Nice Bayramlara..

Posted in Etiketler: | 8 yorum

Ne Mutlu "BEN ORUÇLUYUM" Diyebilmek :)

Tadına varamadan, kıymetini anlayamadan bitiyor Ramazan..Allah, hakkını vererek daha nice Ramazanlara kavuştursun bizleri inşallah.

Tonguç'un son yaramazlıkları..
Yaramaz Gülüşe bakar mısnız?

Her gün koltukların tepesindeyiz. Burda da zıplayışın ve başarmış olmanın keyfi gülümsetiyor onu :) Pek bu şekilde gülmez aslında nasıl yakaladıysam çok hoşuma gitti. Hadi bi gül deyince böyle yapıyor artık. Yapmacık gülüşü oldu.


Tonguç yatmadan önce odasına gidiyoruz Baba Tonguç'la beraber. Baba Tonguç başlıyor,
yattım sağıma
döndüm soluma
sığındım hak Sübhanıma...
diye dua etmeye. Tonguç'un da elleri havada oluyor, hep beraber dua edip sonra Aminnn deyip Tonguç'la ben uyumak için baba ya veda ediyoruz. Tonguç çok seviyor bu merasimi :) Ellerini yukarı kaldırışı bile bir güzel oluyor oğlumun :) Fotograflar da bu merasimlerden..


Ramazan da Sultanahmet bir başkadır benim için. Gidilmezse olmaz yerlerden, illa bir kere ziyaret edilecek. Bu yıl da Baba Tonguç'un cesaretiyle hadi gidelim dedik Pazar günü. Cesaretin nedeni Tonguç :) tabi ki.

Nasıl geçti? Onunla ilk defa bir camiye gitmiş olmak ki buna Sultanahmet Camisiyle başlamış olmak gerçekten güzeldi. Bir ilki daha gerçekleştirmiş olduk. Ama zordu ele avuca sığmayan bir çocukla caminin içinde koşturup durmak :) Biz ne güzel gezerken ondan yaşça çok büyük abilerini böyle parmaklıklar arasından ve altından geçerken görünce bizimki de dayanamadı ve sonunda ellerimin arasından kaybolup gitti. Belli bir yere kadar arkasından gittiysem de bir yer de onu sadece gözlerimle izlemek zorunda kaldım. O'ysa halinden gayet memnun kendinden büyük abilerinin peşinde, Allahtan kimseye mani olmadan koşup durdu ve sonunda Baba Tonguç'un müdahalesiyle zorla da olsa yanıma geri geldi :) Ona bu kadar büyük bir yere gitmiş olmak hayret verici geldi tavandaki ışıklardan gözlerini alamadı.
Gece olmamasına rağmen yine de karanlık çıktı fotolar
Tranvayla Sultanahmete giderken.. Tonguç bayıldı kendi diliyle trenlere :) Yolda bol bol yine kendi diliyle böööyük otobüsler, polis arabalar gördü.
Babaannemiz de dün bayram için Bandırma'ya geri döndü. Bu gün Tonguç'la beraber gittik okula mecburen. Okulun altını üstüne getirip bir de okula yeni başlayan çocuklarla kovalamaca oynadık bahçede.
Öğretmenler odasının idarecilerin odaların bulunduğu yerden sınıflara geçilen bir koridor ve kapı var okulda . Biz 2. katta Tonguçla beraber okulun bahçesini seyrederken Tonguç her zamanki gibi birden koridora doğru koşmaya başladı. Arkasından gittiysem de onu göremedim saniyeler içerisinde. İnanamadım, düşüp bayılacaktım kalbimin gümbürtüsünden. Koca koridorda yok. Merdivenlere, tuvaletler,e her yere baktım yok. Saniyede nasıl yok olur bu çocuk! Allahım ne kaar kötü bir duyguydu. Koridorda bekleyen 1. sınıf velilerine sordum "küçük bir çocuk gördünüz mü?" diye . Sarı çocuk mu dediler :) evet evet nerde dedim? Meğer tam kapının tam karşısındaki sınıfa girmiş kaçınca, öğretmende o esnada kapıyı kapatıyormuş, Tonguç kapının arasından içeri süzülünce ben de görememişim.
Sınıfa girdim, Tonguçbey almış eline tebeşiri sanki o öğretmen yazı yazıp karalamalar yapıyo :) Sınıftaki tüm çocuklar ellerinden beslenmelerini hem yiyor hem Tonguç'u seyrediyorlar, az önceki korkum yerini kocaman bir tebessüme bıraktı.
Öğretmen hanım da başladı gülmeye :) Bir de bizimki hem çizip hem de yaptığını anlatmıyor mu daarrreee çiziyom, üttennn çiziyom diye :) Zorla çıkardım Tonguç'u sınıftan sonra başka maceralara yol aldık :)
Öğretmenler odasında dolapların üzerine 2 tane dünya küre koymuşlar. Tonguç da her okula gittiğinden ister bu küreleri. Aldım dolabın üstünden verdim Tonguç'a, o da az ilerde oturan (başka bir öğretmen çocuğu) kıza verdi küreyi. Sonra diğerini istedi, verdim, onu da ablasına verdi. Ben de "Ooooo dünyalar ablanın oldu" dedim :) Tonguç ne anladı bilmiyorum ama o da başladı benimle beraber gülmeye. Bazen böyle enteresan şeyler yaşıyoruz oğlumla.

Baba Tonguç Hasta ve ateşi var. Umarım kısa sürede toparlar çünkü bende 2-3 gündür pek iyi değilim. Allah bizlere de tüm hastalara da acil şifalar versin. Gönüllerimizi de iyileştirsin hep umutla ve güzelliklerle bakalım hayata..

Posted in Etiketler: | 2 yorum

Yakışıklı Sevimli ve Tatlı

Annesine göre, Dünyanın en yakışıklı, en tatlı erkeği Tonguç. Annesi ne bakmaya doyabilir onu ne koklamaya..
İşte 2 yaşına sayılı günler kala Baba Tonguç'un iş arkadaşlarının Tonguç'a doğum günü hediyesi olarak aldıkları T shirt :) Oğluma çok yakıştı şimdiden giydik. Fotograf isteyenler için de özel poz verdik :)
Dün iftarda sediğimiz 3 arkadaşımızı ağırladık. Kalabalık olmayı özlemişiz doğrusu. Arkadaşımızın 4 yaşındaki oğlu da Tonguç'a arkadaşlık etti. Beraber geç saate (onlara göre) kadar tabiri caizse kudurdular. Hopla, zıpla, tırman, düş, kalk tüm artistik ve adrenalin dolu hareketler yapıldı hiç susmadan vır vır konuşuldu bu iki canavar tarafından :) Tonguç, "arkadaş"ı çok seviyor yaşı ne olursa olsun.
Tonguç un bizi yoran hallerine alışmış olsak da, 4 yaş çocuğunun bir başka zorluğuna bizzat şahit olduk dün akşam. Akla hayale gelmez sorular soran, cevaplarla tatmin olmayan ve müthiş hayal gücüyle hepimizi şaşırtan bir çocuk olacak mı acaba Tonguç da. Onun olmasında şüphem yok da biz ne yapıcaz bu durumda?
Soru : Allahın gözü, kulağı var mı ?
Soru : Elektrik nerden geliyor? Kesilince nereye gidiyor?
Sevgili uzman arkadaşlarım cevapları veriniz lütfen :) 4 yaş çocuğunun anlıyacağı dilden lütfen :)

Bu hallerini yakalamak kolay değil :) Yakalamışken tadını çıkarayım doyasıya bakarak..

Fotografta her ne kadar kötü çıksa da evimizin ve her kekin karıştırıcısı olan Tonguç bu gün de babasına kek yaparken yardımcı oldu :) Hareketliliğine aldanmayın çok da Maharetlidir benim oğlum :)


Ve son günlerin modası "terlik giyme" takıntısı. İlla ki büyük ve ses çıkaran olacak yoksa gerisi hiç makbul değil. Ses çıkara çıkara giyip bize de alt komşumuza da İllallah ettiriyor.
Alt komşuyla henüz tanışmadık gerçi tanışmaya da korkuyorum hatta itiraf deyim şikayet edecek diye de tanışmaya cesaret edemiyorum. Dün gelen arkadaşımız evlerin sesi geçirmediğini söyledi. Umarım doğrudur, tek umudum o :)

Şimdiden 24 numara ayakkabı giyiyor o da küçülmek üzere :) Bakalım büyüyünce kaç numara olacak ayaklar. Koca ayak Tonguç, Babasının terliklerini giyerken..

Not: Tonguç'un burnunu sinek ısırdı :) kızarıklığın sebebi bu :))
-----------------
Her zorluğu gideren sensin. Bir çıkış yolu ver Rabbim. Senin gücün her şeye yeter..

Posted in Etiketler: | 4 yorum

Gül Dikensiz Olur mu?

Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.

Kendime diyorum:
Her zaman süper gitmez hayat. Gülün bile dikeni hiç batmaz mı elimize?
Kanayan elimiz de yüreğimiz de olsa sarmalı çabucak..

Posted in | 2 yorum

Günü Kurtarmak


Tonguç 8 aylıkken..

Bu gün oldukça bereketli bir gündü benim için. Sabah uzman Psikolog Özkan Şenol'un Kişisel Gelişim hakkında öğretmenlere sunduğu hizmet içi eğitim seminerine katıldım.
Güzeldi gerçekten de. Herkesin bildiği ama farkında olmadan yaşadığı bilindik öğretilere farklı yaklaşım ve çözümcül bakışlarla bakmamız gerektiğini anlattı bizlere..
Diyelim ki, Arabanızla yolda giderken karşınıza tabelalar çıkıyor biri sağa dönüşün, diğeri sola dönüşün yasak olduğunu bir diğeri ise duramıyacağınızı söylüyorsa ne yaparsınız? Bazen insan aynen böyle hissetmez mi kendini? İşte bu ve buna benzer bir çok durumu ele aldık ..
Çocuğuyla en az ilgilenen meslek gruplarının yapılan çalışmaların sonucuna göre öğretmenler ve polisler olduğunu biliyor muyduk mesela? Sabrımızın %98 ini okulda harcayınca çoğumuz kendi çocuklarına bile katlanamıyor ya da yeterince ilgi gösteremiyor.

Ve daha bir sürü şeyi konuşmak için yarın tekrar kaldığımız yerden devam edeceğiz Özkan Beyle..

Akşam iftara ise çok sevdiğim ve çok sık görüşemesek de manevi olarak kardeşim gibi gördüğüm Ahmet Selim'in Annesi Zeynep 'e gittik. Ben, Tonguç ve Tonguç'un babaannesiyle. Telaşeden çok fazla katılım sağlayamasam da anlatılanlardan dinlediğim 3-5 cümlede yetti ruhumun erimesine. Bazen tanısam da tanımasam da bazı insanlara ya da yerlere öyle yakın hissediyorum ki kendimi ömrümce hep aynı yerde belki aynı insanlarla kalsam hiç bıkmazmışım gibi geliyor bana, resmen huzuru soluyorum damarlarıma.
İnsan neleri bilmiyor ki, ama "Hissetmek", "Başına dank etmek" bilmekle çok ayrı şeyler.

Kimi için güzel, kimi için felaket olan bu günde, evimizde huzur dolu yuvamızda iftar açıp sahur yapma imkanını bize verenden zorda kalıp ailesinden bir yakınını kaybedenlere sabır, evini yuvasını kaybedip dara düşenlere de yardım diliyoruz tekrar tekrar. Dışarda yağmur var Allah kimseyi sokakta bir başına koymasın. Ve dilerim ki Rabbimin Gücünü herkes görsün ve anlasın.

Posted in Etiketler: | 3 yorum

Dostluklar Süprizler ve İncelikler..

Eylül ayı çok bereketli bir ay bizim için. Evlilik yıl dönümümüzü kutladık. Sıra 19 da Tonguç'un ve 29 da Baba Tonguç'un doğum gününü kutlamaya geldi.
Bu yıl Tonguç'un 2. yaş günü Arefe gününe denk geliyor.Ve biz süpriz bir şekilde ilk doğum günü hediyemizi aldık. O kadar şaşırdık, o kadar mutlu olduk ki anlatamam. Üzerinde "Tonguç 2 yaşında" yazılı bu güzel hediye Baba Tonguç'un iş arkadaşlarından geldi. Hepsine teker teker TEŞEKKÜR EDİYORUZ.

Bu günlerin "Şapkasız çıkmam abi" takıntısı :)

O kadar büyüdü ki artık çorap eskitiyor Tonguç Bey :)

Tonguç: "Arefe günü doğum günüm. Ee ertesi günde bayram. 2 gün üstüste hem annemden hem babamdan hem dedem babannemden harçlık koparırsaaaaammmm... kabaca bir hesaplaaaa ooooooooo zengin olurum :)
Tonguç: "Ya iyi de ben bu kadar akıllıysam onlar benden daha zekiler demektir. Doğum günümü bayramda kutlamaya kalkmasınlar şimdi.. Ben bi annemle konuşayım bu konuyu. Annnneeeeeeeeeeeeeeeeemmmmmm nerdesinnnnnnnnnnn?
Tonguç'un Bandırma daki kankileri : Onur abi ve Damla abla


Rabbim! Vatanımı, milletimi, bütün kardeşlerimi koru yardıma ihtiyacı olanlara yardım et. Senin gücün her şeye yeter.

Posted in Etiketler: | 3 yorum

Baba Tonguç' a.. (4. Evlilik Yıl Dönümümüz)


3 Eylül 2009

Bu gün seninle evliliğimizin tam 4. yıl dönümü.
Daha dün gibi her şey.
Heyecanımız, acemiliğimiz, enerjimiz
Herkesi memnun etme, her şey tam olsun çabamız,
Dualarımız,
Sevgimiz,
Can kırıklarımız,
Gündüz Güneş, Gece Ay'la beraber,
hep hayata tutunan ve hiç bir zaman bitmeyecek hayallerimiz...

"Daha dün gibi" değil aslında. Yerinde durmuyor hiç bir şey ve aynı kalmıyor hiç kimse.. Değişen ne olursa olsun biliyorum ki birbirimize olan sevgimiz de hep bir adım öteye gidip çoğalacak..

Seninle Yaşama keyfini verdiği için Rabbim'e şükürler olsun.
Sağlıkla bir ömür beraber olalım inşallah

Seni Seviyorum Efebey...

Posted in Etiketler: | 1 yorum