Dün sabah Tonguç Sünnet oldu .. Sıra bunu Kutlamakta :))
Bu gün Sevgili oğluma sünnet kıyafetleri aldım :)) Çok yakıştı yavruma Maşallah.
Eksik çok ama hem yağmur hem de taşıma sıkıntısından çok şey bakamadım. Yakında alışverişe tekrar gideceğim inşallah :)
O kadar mutluyum ki Rabbim bu hislerimi tüm annelere yaşatsın diliyorum :)
Elif hanım daha önce de yazmıştım 11 ayılıktan itibaren çiş çiş diye söylemeye başlamıştı büyük tuvaletini. Abiyi gördükçe meraklanıyor ve istyordu tuvalete gitmeyi. Biz üstüne düşmesek de an geliyor kapısını açmadığımız tuvaletin önüne çömelip yapıyordu..
Bir kaç gün önce de tuvalete ilk ka ka ve çiş deneyimini kendi isteğiyle yaşadı :) Havalar daha ısınana kadar beze devam diyorum ben ama inşallah onda ki bu heves devam ederse bu yaz kurtulucaz bu bezden :)
Keşfe meraklı, eğlenceye müptela oğlum bulduğu her şeyi bir oyuna dönüştürür :) oyundan sonra sızınca kalmış öylece dayanamadım bir kaç foto çektim bende..
Satranç öğrenmeye başladılar o da yeni hevesimiz. Okul yaradı hasılı bize.
Bu aralar yani tam 4,5 yaş civarı bir haller oldu aslında Tonguç'a.
Söz dinlemiyor, her şeyin tersini yapmak için resmen yarışıyor, yerinde durmadığı gibi hiç de susmuyor.
Bazen gerçekten çok bunalıyorum. Geçici olduğunu düşünüp çokca yazmak istemiyorum.
Aslında öyle güzel diyaloglarımız oluyor ki çocuklarla. malesef yazmaya fırsat olmuyor sonrasında da unutuluyor. hep kızıyorum kendime kağıt kalemle yazayım diye ama Elif kız elde birşey görse almak için tutturduğundan onu da beceremiyorum.
Elif geldi ,gitti ,oynuu(oynuyorum), tam çıkaramsa da ösledi (özledim) ve tese... Teşekkür ederim diyor kendince. Her tür yemeğe mama diyor, suya tuu tuu :))
evdeki tüm kapıları açıyor dış kapı dahil ve tüm lambaları. Mamba deyip açıyor tüm ışıkları sonra kapat kapatabilirsen :)
Cici cici deyip dolabındaki kıyafetleri getirip giydirmemizi istiyor attaa diyor gezmeye gidecekmiş :))
84cm boy ve 11 kg tam 1,5 yaş itibariyle.
Üst yan kesici dişinin biri eksik nedense inşallah çıkar azılar, köpek dişleri çıktı hala onu bekliyoruz :))
Elif abisi kadar hareketli bir bebek değil ama onun kadar akıllı zeki. Müthiş taklit yapıyor ve kız olmasından mı bilmem tüm ilgiyi kendine çekip kendine resmen baktırıyor. Yine kız olmasından mı bilmem ağlayarak istiyor her şeyi tahammül edemediğimiz bir bağırması var ki bizi canımızdan bezdiriyor. Çok tatlı ama bir okadar da mızmız :))) unutmıyayım bir de herkesden çok İnatçı.. Ne dersem diyeyim yüzüne her baktığımda onun bir rüya olduğunu düşünüyorum. Hep aynı şey geçiyor içimden: "Elif sen GERÇEK misin?"
Daha yeni kız annesi havalarına girdim mutfak seti aldım kızıma en pembesinden :) beraber çay içip kek yapıyoruz şakacıktan :)
Tonguç'um Can'ım Çok güzel resimler yapıyor yada bana öyle geliyor :)) Büyüdükçe güzelleşiyor derinleşiyor sanki. Yaşın ne olursa olsun sen benim hep göz bebeğim olacaksın tatlı oğlum. Durup durup gelip sarılman yok mu canım annem diyerek her seferinde içimin yağlarını eritiyorsun Romantik Prensim benim Ömründe senin kadar güzel olur inşallah..
Yaratılan her şeyin bir amacı vardır ya bu hayatta işte biz de bu duyguyla bakıp her eşyaya anlam yüklemesi yapıyor yeni görevler ve icatlarla deneme yanılma yöntemini uyguluyoruz :)) her şey sanat için tabi bir de..
salıncak prensesi.. bindi mi inmeyen inince başkasını bindirmeyen :)) koşa koşa kapmasınlar diye tutup salıncaktakileri çekiştiren güzel kızım :))
dolaplara saklanma konusunda uzmanlığını asistsanı Elif e bizzat uygulamalı olarak gösteren Tonguç ve ders sonrası kafası karışan Elif
İşkencenin böylesi :)) artık nasıl bir acı çekiyorsa..Ve mutlu SON
en sevdiği renk kırmızı olan oğluma babannesinin hediyesi
Rabbim! Sen evlatlarımızı koru onlara sağlık ve hayırlı ameller ver..
İyiyiz sadece yoğunluktan yazamıyoruz. Anlatacak ne çok şeyimiz var halbuki.
Her akşam uykudan feragat edip 10 dakika nette geziniyorum onda da nerden başlasam anlatmaya deyip, biriktirip biriktirip çoğalttığım anıların ağırlığıyla uykuya karışıp gidiyorum.
Hasılı, Tatlı telaşlı güzel günler akıp gidiyor...
Rabbim Sen bize öğrenmeyi, öğretmeyi, öğrendiklerimizle yaşamayı bize nasip et.
Oğlumun ilk karne heyecanı bana özellikle duygulu anlar yaşattı. Öğretmenimiz sağolsun öncesinde bir slayt hazırlamış izledikçe hem keyiflendik hem hüzünlendik. Sonrasında sünger boblu karnelerimizi alıp eve geldik :)
Okul hayatın hep başarılarla dolu olsun Canım Oğlum :)
4 çocukla gidilen ama bir daha gidilmek üzere sözleşilen bir geziydi herkese şiddetle tavsiye edilir.
İkizlerimiz ve çok sevdiğimiz Halit Eymen ile..



Yetemiyorum ne kendime ne çocuklarıma. İşlere de yetişemiyorum. Hangisinin ucundan tutsam yarım kalıyor ortada boşlukta duranlarsa biribirine girip daha beter oluyor. Okul yoğunluğu hala aynı. Okulda yapamıyorum eve getirsem getirdiğimle kalıp okula geri götürüyorum.
Evde ise paçalarımdan ayrılmayan bir Elif'im var. Bakmaya koklamaya kıyamadığım o güzeller güzeli Elif beni paramparça bölüyor her sabah okula gitmek için kapıya yanaştığımda. Ağlayan mavi gözleri bir denize dönüşüyor sanki ve ben o denizde boğuluyorum. Hayat eğer yanından hiç ayrılmazsam güzel ona göre. Oturalım diz dize göz göze oynayalım başka ne ister ki? Ahhh benim canım kızım elim de olsa keşke ama :((
dittiiii
bittii
çişş
bekle
anane
menne (su)
söylüyor her gün yeni bir kelime öğreniyor.
Duyduğu her müziğe karşılık verip melodiye göre bir dans uyduruyor.
Kumandayı gördüğü anda eline alıp dilediğince kanal değiştiriyor. Pencereden dışarı seyretmeye bayılıyor. Bulaşık makinesini karıştırmaksa favorisi.
Çamaşırları makineye o yerleştiriyor . Eline peçete alıp masayı siliyor :)
Akşam babası gelince ona öyle bir sarılıyor ki göreni çatlatırcasına :))
Gösterişi seviyor cici deyip deyip giydiriyor kendini ve herkese ay ay ayyy yaptırıyor yapan olmazsa kendi yapıyor.
Yatmadan önce herkesin elini öpüp illa herkese baybay yapıp yaptırıyor :))
Burnunu kulaklarını ayaklarını vs. elleriyle dokunarak gösteriyor.
Doydun mu deyince kafa sallıyor evet dercesine.
Cadı mısın deyince cadı diyor o da bize.
Abisinin bir eşyasını aldığımızda ya da o aldığında "abimin" diyor :)
Kalemi abisinden güzel tutuyor :)
Ekşi tatları ve tavuğu özellikle çok seviyor. Her gün bol miktarda meyve yiyor muz elma kivi portakal hepsine bayılıyor abisinin aksine.
Abisi ne yapsa aynısını taklit ediyor.
Tonguç ise hastalıktan yeni kalktı ayağa. Bu okul olayı bizi bu yıl perişan etti. Hem o kadar seviyoruz hem de o kadar çok hasta oluyoruz.
Geçtiğimiz Çarşamba ateş -halsizlik -iştahsızlıkla başladı herşey Müthiş bir geniz akıntısı ve balgam vardı bir de. Okula gitmedi bir kaç gün hafta sonu da yüzmeye götürmedim. Bol ilaç ,bol uykuyla atlattık neyse ki. 4 saat ara ile bir calpol bir dolven verdik ateş için. Ateş için yapılması gereken tek şey bu imiş. Eğer buna rağmen ateş düşmüyor ise mutlaka dr. un görmesi şartmış. Bunun bir kısırdöngü olduğunu söyledi dr. muz. Ateş olunca yemek yemiyor çocuk iyice güçten düşüyor vs. Bu kısırdöngüyü ilaçlarla kırdık toparlandı ve yemeğe başladı şükür oğlum antibiyotıkse vermedik.
Zaman ayıramadığım güzel oğlum son 15 gündür yemek olayları yüzünden tekrar beni üzmeye başladı. Bazen bağıra çağıra bazen güzellikle yedirmeye çalışıyoruz. Sofrada yemek yemeği de oyun haline getirdi oyuna çevirirsek bir güzel yiyor ama ben bunu istemiyorum.
Değişik resimler yapıyor ve ben onun yaptığı resimlere bayılıyorum :):) belki annesi olduğum için bana hoş geliyor bilmiyorum ama gerçekten çok seviyorum yaptığı resimleri.
Son derece duygusal bir oğlum var bazen bu da beni oldukça zorluyor.
Bu gün onun sınıfına indim okul çıkışında. Arkadaşlarıyla birkaç etkinlik yaptık sınıfımdan getirdiğim malzemelerle. Sanıyorum bu durumu kıskandı ve bolca ağladı :)) Okulda beni görünce şımarmaz, bana güvenmez ben de bundan hoşnut olurdum ama bu durumda beni oldukça üzdü. Getirdiğim araç gereçleri paylaşmam ona ayrıcalık tanımamam ve diğer çocuklarla ilgilenmemi kaldıramadı. Evde ise konuştuk anlaştık :) herşey yoluna girdi.
2 yaşından bu yana Gündüz uykusu olmadığını duyanlar hep şaşırır Tonguç'a.Hele bu denli hareketli olduğunu görünce inanamazlar. Bu hareketlilik hala devam ediyor ve yerinde duramıyor oğlum.
Gece terlemeleri yok mu? O ise apayrı. Gece kaç defa üstünü değiştiriyoruz sayamıyorum. En az 4 ya da 5. Sırılsıklam oluyor. Termal atlet aldık biraz içim rahat ama yine de terlemeyi engellemediği için mecburen kalkıp üstünü değiştiriyoruz. Böyle olunca yıkanan çamaşırların haddi hesabı yok :) Bu kış günü en lazım olan şey se kurutma makinesi. Allah icat edenden razı olsun :))
Tonguç'um ayrı bir deniz, ayrı bir dünya. O benim ilk göz ağrım, ilk gözyaşım. Bana sarılışı "seni çok seviyorum annecim" deyişi yok mu içimin bütün buz taraflarını eritiyor. O kadar kibar, o kadar romantik, o kadar merhametli.
Rabbim yeni yılda tüm dostlarımıza esenlik ve mutluluklar versin

Barış Manço en güzel dil "tatlı dil" dermiş ya hani Ne kadar doğru değil mi? Bu günlerde tatlı dilimizden anlamını bilmediğimiz kelimeler çıkıyor maalesef. "Oha" ile başlayan "kafanı kırarım" la sonlanan cümleler :(
Duyuyor bir şekilde ve söylüyor. Bazen sabır taşı çatlıyor kızıyoruz evde bazen kulak arkası yapıyoruz ama o Tonguç'un anlayabileceği bir şey olmadığından tepkilerimize çoğu zaman anlam veremeden söylemeye devam ediyor. Haklı.
"Oha hayvanlara denir" diye bir açıklama yapıldıbeyefendiye. Şimdi her aklına geldiğinde " Anne bir gün arabamız olduğunda ve hayvanat bahçesine gittiğimizde ve ordaki bir sürü hayvanı gördüğümde hepsine OHAA diyebilir miyim" diye soruyor bana :)) tamam Tonguç diyorum bende :)) Ne diyebilirim ki..
"Anlamını bilmediğin kelimeleri sormadan kullanma" uyarısı yavaş yavaş işe yarıyor gibi ama bu seferde Sorduklarına cevap vermek bizi zora sokuyor :) " Anne bu iyi bir kelime mi? anne bunu söyleyebilir miyim? anne bu ne demek? Bunu da hayvanalara mı söylicez :)? soruları bitmiyor.
Bu arada ben Elif'in 11. aydan bu yanan her kaka yaptığında bunu söylediğini yazmış mıydım :) Evet benim güzel kızım her kaka da saklanıp çişşş diye haber veriyor bize :) Henüz bir alıştırma olayına girmedik ama sanırım kızların tuvalet eğitimine erken başladıkları doğru imiş.
Dışardan bakınca oldukça komik ve iğrenç bir durum gibi görünse de insanın yavrusu söz konusu olunca oldukça güzel bir hale dönüşüyor bu durum :) Bezden kurtulmak da fena olmaz aslında :)
Biz gezemiyoruz ama geçen haftasonu Tonguç Babannesiyle beraber Çanakkaleye halasına gezmeye gitti. 2 günlük güzel bir tatil oldu onun için.
Yarın anneannemiz geliyor merakla bekliyoruz yolunu...
Rabbim bu günlerimizi aratmasın..















Yine uzun bir ara. Bu uzun aralar nedense bitmiyor bir türlü. Oysa yazmayı, fotograflara bakıp hislenmeyi ne çok severiz biz.
Kısa bir özetle:
Bayramın 3. günü Tonguç ta başlayan kusma ishal durumları bana, Baba Tonguç'a ve nihayet Elif kızıma da geçince işler bozuldu. Uzunca bir zaman kendimize gelemedik. Kah eve doktor geldi kah biz soluğu doktor da bulduk. Biz neyse de Elif kilo verdi küçüldü çok acı çekti.
şükür ki atlattık hepsini. Ne olduğunu anlamadığımız bir hastalık dönemiydi yine. Tahliller temiz vücutlar ağrı sancı içinde. Neden kaynaklanığını tam olarak bilemediğimiz bir kaos.
Okul da bu yıl, şimdiye kadar hiç olmadığı kadar evrak işleri var. Bitmiyor resmen onu yap bunu yap ama yok yine yeni bir şeyler çıkıyor. Kağıt doldurmak bir nefrete kabusa dönüştü artık benim için. Mesleğimden soğudum resmen. Anlamını ve ne işe yaradığını bilmediğimiz bir sürü form- anket var. Derse gir çık yok. Bunlarla uğraşmak daha çok zaman alıyor ve keyif kaçırıyor malesef.
İşten güçten, Nazlı Elif ten, İçine sığmayan Tonguç tan ve yüzüne hasret kaldığım biricik eşimden, zaman ayıramadığım kendimden yazamadım bir türlü yazamıyorum. Öğretmenler günü geldi geçti yazamadım.
Başka neler oldu?
Elif kızımın saçlarını kestirdik kabak kafa oldu :)
Tonguç la dün akvaryuma gittik çok güzel zaman geçirdik, ikimizde çok mutlu olduk.
Okulda açlıktan ölen çocukları izlemiş onlara nasıl yardım edebileceğini soruyor ve sürekli dua ediyor onlara :)
Bizden araba istiyor bu konuda kendinden de özveri de bulunup oyuncak yerine para biriktirip büyüük araba alalım anne diyor :)
Şikayet etmesini öğrenmiş eve her geldiğim de "qanne sana Elifi şikayet ediyorum diye cümleler kuruyor.
Yemeklerini kendi yiyor ve her gün çeşitlerine yenilerini ekliyor :)
Meğer biz Tonguç'u paradan uzak tuttuğumuzdan bilmezmiş Tonguç bozuk paranın ne olduğunu. Yolda lazım olunca anne neden para bozulmuş diye sordu :) gülmekten bir şey diyemedik çocuğa :) o da haklı tabi. Sence neden dedim? Çantan da çok kaldığı için olabilir dedi :)
Herkese kahve tadında günler diliyorum.





















