Mübarek Ramazan ayı yine bereket ve mutluluk getirdi evimize. Ramazan huzuru gerçekten bambaşka oluyor. Hep beraber oruç tutup iftar yapmak, iyilik ve hayırda birbirimizle yarışmak, ibadetlerimiz konusunda daha özen göstermek ve daha bir çok güzellikle Ramazanlar ömrün mis kokan gülleri..

Bu Ramazanın benim için en hüzünlü tarafı Kabe'de olamamak. Eşimle Ramazan umresine niyetlenmiştik aslında. Çocukları anneanne ya da babanneye bırakıp Ramazanda umrede olacaktık. Ama öyle olmadı.
Bilgi almak için gittiğimiz diyanetin bürosunda Tonguç "bizde gelelim biz neden gitmeyeceğiz? Siz sevap kazanacaksınız biz neden kazanmayacağız" diye öyle boncuk boncuk ağladı ki.. onu gören herkesin içi acıdı. Bana o sizden de çok istiyor belki de, götürün mutlaka bu yavruyu dedi ordakiler ağlayışına kayıtsız kalamayarak. Ben bir taraftan ibadeti soğutmamaya çalışıyor bir tarafta sıcak ve yorucu olabilir çocuklar için diye anlatmaya çalışıyorumağlamasın diye 2. gidişimizde beraber gideriz diyorum ama akıllı oğlum "ama siz iki biz bir defa gitmiş olacağız o zaman" diyerek ağlamaya devam ediyor.. bende müthiş bir vicdan azabı çekiyorum. Onun bu kadar istemesi içime öyle işledi ki hem mutlu oldum, hem gururlandım hem de bir ömür böyle olması için dualar ettim.. Yani bilemiyorum belki de onların yüzü suyu hürmetine bizde gidip nasiplendik..

Diyanetin yakın otel olan tur kontenjanı dolunca diyanetle gitmekten vazgeçtik. Daha önce gitmiş olan arkadaşlarımın hepsi bize ilk defa ve çocukla gidecekseniz asla Ramazanda gitmeyin dediler. Hem sıcak, hem oruç, hem ilk oluşu gözümüzü korkuttu ve onlarında ikna yetenekleriyle belki de biz ramazan umresinden vazgeçtik. Üç aylar olması dolayısıyla yine mutlulukla mayıs ayında gitmek üzere özel bir tura başvuru yaptık..

Her birimiz için önce pasaport çıkarttık. sonra alışveriş telaşesi ne giyicez neler yanımıza almalıyız? Kaç blog okudum, kaç kişiyle konuştum bilmiyorum :) Herkesten Allah razı olsun yardımcı oldular..

Mayıs ayı Mekke ve Medine için sıcak bir ay ama dayanılmaycak kadar değil. İlk gittiğimizde çocuklar özellikle biraz bunaldı ama biz mümkün olduğunca onları sıcaktan korumaya çalıştık. Gece hep beraber teheccüt namazına gittik. Sabah namazı sonrasında da otele dönüp kahvaltı yapıp uyuduk. Öğle namazında sırayla gittik Kabeye birimiz mutlaka çocukların başında bekledi. Böylece en sıcak vakitte otelde kalıp dinlendiler güneşten etkilenmediler. uyanınca İkindi namazı için  hep beraber tekrar Kabeye gittik. Akşam namazı ve  yatsıdan sonr tekrar otele gittik uyuduk. Çocuklar yeni uyku düzenine ilk günden sonra uyum sağladılar. Gündüz ve geceleri birbirine karıştı her uyandıklarında anne şimdi sabah mı akşam mı diye sordular :)) Yavrularım çocuk olmalarına rağmen bizi hiç üzmediler ve ellerinden geleni yaptılar.. Olabildiğince yapabildiğimiz kadar ibadetlerimizi yapmaya çalıştık bizde. Allah eksiklerimizle kabul buyursun inşallah..
Tek gitseydik daha çok ibadet edeceğimiz kesindi. Ama Rabbim niyetimizi biliyor nasılsa diyerek ne onları zorladık ne de biz stres yaptık..
Çocuklarla gitmek gerçekten büyük keyifti. Umre ziyaretimiz  hem Onlar da unutamayacakları kadar güzel anılar bıraktı hem de anne baba olarak evlatlarımıza karşı Rabbimin rızası için görevimizi yapmış olmamızın verdiği huzuru tattırdı.

Kabenin kokusu hala burnumuzda.. geldik ama unutamadık. Kabeye vardığımızda ona doğru koşup kokusunu içimize çeke çeke şükretmek ne güzeldi.. Hiç tanımadığımız onca insanla beraber başımızı yere koyup bir olan Rabbimize secde etmek ne güzeldi.. Evladınla tavaf yapmak, eşinle Rabbine Hz. ibrahim gibi Hz İsmail gibi teslim olmak ne güzeldi.. Sabrı öğrenmek, Kardeşliği hissetmek, kendini Rabbini tanımak ne güzeldi..

Hele de Başımızı yere eğmeden Kabeyi seyrederek kıldığımız namazların güzelliği nasıl tarif edilir bilmiyorum ki..

 Medine.. Kabeden hüzünle ayrıldıktan sonra Medine de Peygamber efendimize kavuşmak çok güzeldi. Onu orda yakından hissettik öyle ki tam karşımızda bulunan otelimize gitmek avlusundan dahi ayrılmak istemedik.. ve artık en son Peygamber efendimizin yanından ayrılmak ve istanbula dönmek o kadar acı geldi ki bize Elif bile havaalanına kadar gitmeyelim diye diye ağladı.

Rabbim gitmeyi arzu edenlere gitmeyi nasip etsin bizlere de inşallah tekrarını..

Duygulu, mutlu ve huzurlu bir bir şekilde gittik ve geldik çok şükür.. Elif ve Tonguç'a çok ilgi gösterdi herkes bir ara oğlum "anne biz meşhur muyuz" diye bile sordu :) onları her gören foto çektirmek istedi onlarla. Özellikle yabancılar çok sevdi onları.

Otel ve yemekler konusunda çok sıkıntı çekmedik. Az çok yedik yemediğimizde de sıkıntı yapmadık. Elif pek bişey yemedi kilo verdi diyebilirim :) Acayip bir enerjisi var o toprakların asla kötü düşünmüyor, kötü hissetmiyorsun. İçin doluyor doluyor taşıyor ferahlıyorsun..

Çocukla umreye gidilir mi? EVET kesinlikle gidilir. Biz en kısa zamanda tekrar hep beraber gitmek istiyoruz. Bu sefer deneyimli olarak daha iyi olacağını düşünüyoruz. O kadar çok anımız var ki hangi birini yazacağımız bilmiyorum gerçektende..

Benim merak ettiğim (gitmeden önce ) yanımıza ne alalım sorusuna ne gelince:

HER BİRİNDEN BOL BOL OLACAK ŞEKİLDE

SEVGİ, İHLAS, İYİ NİYET, ŞARTSIZ TESLİMİYET ve SABIR alıp çıkın yola.

 Bakın o zaman her şey nasılda güzel oluyor. Neyi arıyorsanız orda onu bulacaksınız zaten..



Rabbim bu güzel Ramazan gününde herkesin ibadetlerini kolaylaştırsın ve kabul etsin...

0 yorum: