Tadına varamadan, kıymetini anlayamadan bitiyor Ramazan..Allah, hakkını vererek daha nice Ramazanlara kavuştursun bizleri inşallah.

Tonguç'un son yaramazlıkları..
Yaramaz Gülüşe bakar mısnız?

Her gün koltukların tepesindeyiz. Burda da zıplayışın ve başarmış olmanın keyfi gülümsetiyor onu :) Pek bu şekilde gülmez aslında nasıl yakaladıysam çok hoşuma gitti. Hadi bi gül deyince böyle yapıyor artık. Yapmacık gülüşü oldu.


Tonguç yatmadan önce odasına gidiyoruz Baba Tonguç'la beraber. Baba Tonguç başlıyor,
yattım sağıma
döndüm soluma
sığındım hak Sübhanıma...
diye dua etmeye. Tonguç'un da elleri havada oluyor, hep beraber dua edip sonra Aminnn deyip Tonguç'la ben uyumak için baba ya veda ediyoruz. Tonguç çok seviyor bu merasimi :) Ellerini yukarı kaldırışı bile bir güzel oluyor oğlumun :) Fotograflar da bu merasimlerden..


Ramazan da Sultanahmet bir başkadır benim için. Gidilmezse olmaz yerlerden, illa bir kere ziyaret edilecek. Bu yıl da Baba Tonguç'un cesaretiyle hadi gidelim dedik Pazar günü. Cesaretin nedeni Tonguç :) tabi ki.

Nasıl geçti? Onunla ilk defa bir camiye gitmiş olmak ki buna Sultanahmet Camisiyle başlamış olmak gerçekten güzeldi. Bir ilki daha gerçekleştirmiş olduk. Ama zordu ele avuca sığmayan bir çocukla caminin içinde koşturup durmak :) Biz ne güzel gezerken ondan yaşça çok büyük abilerini böyle parmaklıklar arasından ve altından geçerken görünce bizimki de dayanamadı ve sonunda ellerimin arasından kaybolup gitti. Belli bir yere kadar arkasından gittiysem de bir yer de onu sadece gözlerimle izlemek zorunda kaldım. O'ysa halinden gayet memnun kendinden büyük abilerinin peşinde, Allahtan kimseye mani olmadan koşup durdu ve sonunda Baba Tonguç'un müdahalesiyle zorla da olsa yanıma geri geldi :) Ona bu kadar büyük bir yere gitmiş olmak hayret verici geldi tavandaki ışıklardan gözlerini alamadı.
Gece olmamasına rağmen yine de karanlık çıktı fotolar
Tranvayla Sultanahmete giderken.. Tonguç bayıldı kendi diliyle trenlere :) Yolda bol bol yine kendi diliyle böööyük otobüsler, polis arabalar gördü.
Babaannemiz de dün bayram için Bandırma'ya geri döndü. Bu gün Tonguç'la beraber gittik okula mecburen. Okulun altını üstüne getirip bir de okula yeni başlayan çocuklarla kovalamaca oynadık bahçede.
Öğretmenler odasının idarecilerin odaların bulunduğu yerden sınıflara geçilen bir koridor ve kapı var okulda . Biz 2. katta Tonguçla beraber okulun bahçesini seyrederken Tonguç her zamanki gibi birden koridora doğru koşmaya başladı. Arkasından gittiysem de onu göremedim saniyeler içerisinde. İnanamadım, düşüp bayılacaktım kalbimin gümbürtüsünden. Koca koridorda yok. Merdivenlere, tuvaletler,e her yere baktım yok. Saniyede nasıl yok olur bu çocuk! Allahım ne kaar kötü bir duyguydu. Koridorda bekleyen 1. sınıf velilerine sordum "küçük bir çocuk gördünüz mü?" diye . Sarı çocuk mu dediler :) evet evet nerde dedim? Meğer tam kapının tam karşısındaki sınıfa girmiş kaçınca, öğretmende o esnada kapıyı kapatıyormuş, Tonguç kapının arasından içeri süzülünce ben de görememişim.
Sınıfa girdim, Tonguçbey almış eline tebeşiri sanki o öğretmen yazı yazıp karalamalar yapıyo :) Sınıftaki tüm çocuklar ellerinden beslenmelerini hem yiyor hem Tonguç'u seyrediyorlar, az önceki korkum yerini kocaman bir tebessüme bıraktı.
Öğretmen hanım da başladı gülmeye :) Bir de bizimki hem çizip hem de yaptığını anlatmıyor mu daarrreee çiziyom, üttennn çiziyom diye :) Zorla çıkardım Tonguç'u sınıftan sonra başka maceralara yol aldık :)
Öğretmenler odasında dolapların üzerine 2 tane dünya küre koymuşlar. Tonguç da her okula gittiğinden ister bu küreleri. Aldım dolabın üstünden verdim Tonguç'a, o da az ilerde oturan (başka bir öğretmen çocuğu) kıza verdi küreyi. Sonra diğerini istedi, verdim, onu da ablasına verdi. Ben de "Ooooo dünyalar ablanın oldu" dedim :) Tonguç ne anladı bilmiyorum ama o da başladı benimle beraber gülmeye. Bazen böyle enteresan şeyler yaşıyoruz oğlumla.

Baba Tonguç Hasta ve ateşi var. Umarım kısa sürede toparlar çünkü bende 2-3 gündür pek iyi değilim. Allah bizlere de tüm hastalara da acil şifalar versin. Gönüllerimizi de iyileştirsin hep umutla ve güzelliklerle bakalım hayata..

2 yorum:

  1. uçan talhanın annesi Says:

    öğretmen olmuş annesi maşaallah tonguça... sarı şekerim benim :)
    sultanahmet benim de olmazsa olmazımdır... bu sene bir kere gidebildim. uzakta oturmak ne zormuş yahu...

  2. SerpiL Says:

    ay yerim ben onu maşallah ne tatlı şirin bişi bu yaaa:)