Geçen yıl, Kurban Bayramının ilk günü 3. ayına girmişti Tonguç.

Alttaki iki fotograf da bayramın 1. günü çekildi. Aralarında 1 yıl var. Geçen zamanı ve gelişmeyi net görebilmek için koydum bu iki fotografı. Hey gidi günler hey :))


























Evde son sürat oyun ve enerji devam ediyor. Her türlü araç gereç oyun için biçilmiş kaftan.

Çocuklar gerçekten çok yaratıcı. Bu çok güzel bir şey ama sınırları bilmeyip dur'dan anlamamaları da bizleri bir o kadar zorluyor sanırım :(

Cıstan tıstan anlamasına rağmen yapmak istediğini yapıyor illa. Her çocuk böyle midir bilemiyorum ama Tonguç müthiş inatçı ve istediği olmayınca sinirli bir çocuk. Başkasına ve tabi ki kendine zararı yoksa genelde her şeye izin veriyorum. Ama bazen asla izin vermiyeceğim bir şeyi yapıyor ve o zaman onu engelliyorum. İnatla ağlıyor ağlarken gözüme bakıyor, bakıyor ki geri adım atıp dediğini yapacak mıyım diye, baktı ki olmuyor, susup başka şeylerle ilgilenmeye başlıyor. Çocuklar gerçekten çok akıllı. Nabza göre şerbet veriyorlar :)





Uzatmalarla planlanandan biraz daha uzun süre bizimle kalan annemi de uğurladık bu arada. Yürekten kocaman bir Teşekkür ediyorum sana Anne..

İnsanın yavrusunu güvenebileceği birine emanet etmesi benim gibi çalışan anneler için en önemli mesele olsa gerek. Hem Annem hem de Kayınvalidem (Allah her ikisinden de razı olsun) Tonguç'a baktığı için çok şanslıyım. Her ikisi de asla gözümü arkada bırakmıyorlar. Her zaman biliyorum ki benden sonra ona en iyi bakacak olanlar sadece onlar ve onların anne yürekleri.



Mevlam Görelim Neyler
Neylerse Güzel Eyler..
İçimden geçen duam oldu bu son günlerde. Bazı önemli kararları almaya çalışıyoruz eşimle. Bazen sevinçle bazen hayal kırıklıklarıyla her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüyoruz. Yorulup sonraya erteliyoruz ama hep hayal kuruyoruz. Bakalım Rabbim gelecek günlere bize ne kapılar açacak. Hayır dualarınızı eksik etmemeniz dileğiyle dostlar..

Her gün istisnasız oynadığı bir oyun da oyuncak kutusunu bir o yana bir bu yana getirip götürmek ve yine içindeki oyuncakları boşaltıp içine oturmak..

Son birkaç gündür önce ben sonra Tonguç ve Baba Tonguç olmak üzere sırayla gribe yakalandık. Biz hadi neyse de Tonguç'umun hala burnu tıkalı ve yavrucak pek rahatsız. Beklenen dişler geldi ama yeni şişlikler de kendini gösterdi. Eller yine sürekli ağızda. Sürekli akan ağza birde burun akıntısı eklendi. İki akıntı birbiriyle haşır neşir birbirine karıştı.

Duyduğu her sesi her hayvanı nerdeyse ayırt ediyor. Hemen aynı sesi tekrar ediyor. Teyzeye te-ze, düştü ye düü diyor.
"Dur dinle" demek için duu yapıyor. Apartmandan çıkar çıkmaz artık öğrendiği parkın yoluna koşarak gidiyor eve gelmemek için türlü çığlıklar atıyor. Kaykaydan kaymak için deliriyor. Annesinin geleceği saati bilip o saatte kapıda bekleyip kapının açılmasını istiyor. Kitap okumak ve müzik dinlemek, bilgisayar telefon merak ve ilgi alanları.

Oyuncaklarını o minicik yere atıp sonra da çıkarmaya çalışıyor :) Kendince bir oyun. Atıyor, ses çıkarıyor, arıyor, buluyor, tekrar deniyor.

Salata yaparken havucun rendelenmesi sırasında çıkan hart hurt seste, çamaşır makinesinin su alırken ya da sıkarken çıkardığı gürültüde, bulaşık makinesinin su fışkırtma sesinde Tonguç hep ritim tutup kafa, el ve popo sallıyor. Trabzon kolbastısında müthiş güzel dansediyor.
Dün akşam babasının tv de zaplarken bir kaç sn durduğu bale gösterisine takılıp aynı hareketleri yapmaya çalışıp bunlardan keyif aldı. Babasına dönüp dönüp hareketleri elleriyle gösterdi :) Bir arkadaşın deyimiyle Çok Sanatsal bir Çocuk bu Tonguç :))

Her gün (Maşallah) yumurta yiyor ve tavuğu çok seviyor. İçinden yumurta ağacı çıkar mı acaba :)

Tam foto çekecekken düştü :) Poz böyle verilir.


Sudan tasarruf ediyoruz artık bu kutuda biriktiricez Tonguçun ağzından akan suları anca doldurur :)

Baba kucağında keyif böyle olur..

Yeni iş buldu kendine bu da yeni yaka kartı, ve tabi imajı :) Nasılım diyor :))


Misafirliğe gittiğimiz bir arkadaşta tek oturduğu dakikayı çektim. İlk ve sondu :) Nasılda uslu görünüyor :)

İşte bu benim oğlum... Ne diyeyim yerim senin gülen gözlerini..


Allah kurbanlarımızı ve niyetlerimizi kabul etsin. Herkese şeker tadında sağlıklı, mutlu bayramlar diliyorum..

6 yorum:

  1. Anne ve Bebisi Says:

    Iki resim arasindaki tek faaarrrkkk: Tonguc'un giderek daha yakisikli ve tatli olmassiii :))

    Masallah cok cok cok sirin bu oglan ya:))

    Benim oglum da arabalarini koltuk altlarina ya da gorebildigi en ufak tefek yerlere atip sonra da cikaramayip bizi yardima cagiriyor:) Ondan sonra ayni surec yeniden basliyor:)))) Kimbilir o minik elleri ve safiyane akillari ile ne deneyler yapiyorlar kendilerince:)))

    Iyi bayramlar:)

  2. gül Says:

    çok tatlı maşallah ve aylar geçtikçe bunun sadece dozu artıyor
    bu yazıdaki favori resmim sonuncusu

  3. firdevs Says:

    :)) valla bizim cocuklarin iclerinden yumurta agaci cikmadiysa icini rahat tut :)))

    masaallah buyudukce yakisikli oluyor :)

    hayirli bayramlar ..

  4. nergis Says:

    cok ama cok tatli..canim benim 41 kere masallah diyorum.bende hala olcagim 6 ay sonra yegenimde tonguc gibi guzel mi guzel bir bebek olur umarim.Kendi gibi sansida ,bahtida cok guzel,hep acik,bol olsun.Opuyorum o tombik yanaklardan.

  5. Betül KÖROĞLU Says:

    bu görüntülere hiiçte yabancı değilim ne garip sanırım tüm çocuklar aynı. saçları kesilirken maşallah sakin durmuşa benziyor. ben kaçını kucağımda kestirdim onunla birlikte her yanım saç olmuştu :) Sıkıntılarının en kısa sürede geçip feraha kavuşman dileği ile canım..

    sevgiler

  6. Tonguç Says:

    minik kardeşim Tonguç, ben Tonguç Yılmaz, google'da ismimi aratınca seninle karşılaştım, maşallah çok tatlı bir bebeksin, annen ve babana Allah seni bağışlasın, uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum sana.

    bir resimde boynunda Oracle boyunluğu gördüm, ben Türkiye'de Oracle veritabani denince akla ilk gelen uzmanlardanım, dolayı ile şaşırdım çok :)

    blog'unu takip edeceğim, seni çok öpüuyorum ve sevgilerimi gönderiyorum.