Karadeniz Turu


Fotograf yüklemek gerçekten çok zor oluyor artık benim için. Ya hata veriyor ya da yüklemesi öyle uzun sürüyor ki bunalıp yarıda bırakıyorum. Fotografları yüklemek için bekledikçe de yazma süresi uzuyor. En iyisi daha az fotograf yüklemek. Bu arada dün itibariyle hamileyken başladığım günlüğüme geri döndüm. Uzun zamandır istememe rağmen fırsatım olmamıştı. Burda yazılamayan öyle çok şey var ki.. Sanırım kendime özel bir günlük kendimi daha rahat hissetmemi ve ayrıntıları çekinmeden düşünmeden olduğu gibi anlatmamı sağlayacak.


Tatilde Akçakoca'ya gittik.

Üniversitede sınıf arkadaşım olan Sevgili Pınar'ın ikiz oğulları Timur Mete ve Celal Mert ile Tonguç
(Aralarında 13 ay var)



Ve Canım arkadaşım Pınar




Bizi öyle güzel ağırladılar ki ailecek çok mutlu olduk. Canım arkadaşım Herşey için sana ailene ve halana çok Teşekkür ediyoruz.İnşallah bizde sizleri İstanbul'a bekliyoruz.


Gözümüzü gönlümüzü şenlendiren bir ziyaret oldu bizim için, herkes öyle sıcak öyle içtendi ki çok mahçup olduk. Allah herkese böyle iyi dostlar nasip etsin.


Akçakocadan bir görünüm..


Tonguç denizden çok kumları sevdi. Akçakoca da bol bol kumlarla oynadı :)

Akçakoca farkı.. Yollarda hep bu banklara oturuyorsunuz.

Ve tatilde Samsun ve Ordu'ya, Anneanne ile Dede'nin yanına gittik. Baktığımız her yer yeşil ve maviden ibaret olunca insanın içi de huzur dolu oluyor. Köyde saldık bahçeye Tonguç'u taşı toprağı tanısın biraz doğayla bütünleşsin diye. Anneannesi, dedesi bir tarafta, kuzenleri, annesi babası bir tarafta diyecek yoktu Tonguç'un keyfine. Annemin diktiği sebzeleri pişirdik, hormonsuz, organik meyve ağaçlarından çeşit çeşit meyve koparıp yedik :) Denize girdik. Tonguç ilk defa burda denizden korkmadan denize girdi ve çıkmak istemedi.
Samsun'a çok sevdiğimiz aile dostlarımızla buluşup Çamlık'a gittik. Deniz kum ve çam ağaçlarının olduğu mükemmel bir yer.. Sabah kahvaltısı öğle mangal keyfi her şey iyi güzeldi derken oğlumuzun birden ateşi fırladı. Ne yapacağımızı bilmez halde hemen acile gittik. Ona hemen orda bir şurup içirdiler. Kısa sürede ateşi hafifledi biraz uyuyup keyfi az da olsa yerine geldi. Dr. Ortakulak iltihabı olduğunu söyleyince çok şaşırdık. Ateşi için bir şurup ve antibiyotik verdiler. İçime sinmediği için ertesi gün bir çocuk dr. na gittik. Çocuk dr. acildeki doktorun ytam tersi kulaklarının tertemiz olduğunu boğazının ise kıpkırmızı olduğunu söyledi. O da bir şurup ve antibiyotuik verdi. Sonuç olarak neye inanacağımıza şaşırıp kaldık. İlaçları almamıza rağmen ben antibiyotiği kendi dr. u görmeden vermek istemedim. Hastalığına bir de yeni çıkan diş eklenince huysuzluğu bin kat arttı. Çok zor günler geçirdik. Hem keyifli güzel hem de hasta üzüntülü bir tatil oldu.

Dr. sonrası kucağımda sızan Tonguç..

Piknikte..

İstanbul'a bir kaç gün sonra döndük ve ayağımızın tozuyla hemen kendi dr. muza gittik. Boyu 80,5cm kilosu 200gr. kayıpla 11kg. Kulağı temiz ama boğazında haiffi kırmızılıklar varmış ama antibiyotiğe gerek yok dedi. Öle deyince bizde kullanmadık. Sadece rahatlaması için bir şurup verdi. 4 gün boyunca onu kullandık. Çok şükür sağlığı şu an çok iyi. Uyku düzeni eve elince normale döndü, iştahı da. Ama daha önce de dediğim gibi müthiş şiş azı dişleri var arkada, okadar belli oluyorlar ki nasıl patlayacak o dişler bilemiyorum gözüm gördükçe korkuyor. Allah yardımcımız olsun..

Tonguç emeklemeye başladıktan bir kaç gün sonra tutunup yürümeye de başlamıştı. Son 1 aydır hem emekleme hem tutunma yürüme ve tutunmadan uzun süre ayakta durma çalışmaları yapıyor. Aslında bir kaç adımda atıyor ama elimizin onu bıraktığını farkettiği an korkup vazgeçiyor. Şu an bütün gün hiç oturmadan duvarlara tutuna tutuna evin kenar köşe her yerini keşfedip karıştırıyor. Çekmeceler bulaşık makinesi, çamaşır makinesi demeden önüne çıkan her cisme dokunuyor vuruyor açıp kapatmaya uğraşıyor ve ağzına götürmek için canla başla uğraşıyor.

Ellerimizle Çak yapıyoruz o da tak-la gak arası bir klimeyle eşlik ediyor. Bol bol top oynayıp çok güzel bir telaffuzla goool diyor. Gel- gel yapıyor kendince yine sürekli konuşup anlatıyor. Eline verdiğimiz yiyecekleri babasına ve bana uzatıp ısırmamızı bekliyor ısırınca da müthiş birkahkaha patlatıyor nedense bunu çok seviyor ve gülüp duruyor :))

Tonguç her gün mutlaka 1 şeftali ya da 1 armut bitiriyor meyveyi çok seviyor. Kavun karpuzu da. Semizotu çok seviyor taze fasulyeyi ayırtetmeden türlüyü de. Yazın seçenekleri bol olunca nerdeyse her türlü sebze meyveyi tatmasını sağlamadım ama üzüldüğüm bir nokta var ki ne yapsam da yoğurt yediremiyorum ona. Bu arada muhallebi soranlar oldu bana, yediriyor musun diye? Sanıyorum 6 aylık civarındayken birkaç defa yapmıştım ama sonrasında hiç yapmadım. Muhallebisiz büyüyen çocuklardan diyebiliriz. Şu an ayırtetmeden her yemekten veriyorum. Sadece süte başlamadım. Onu da tattırsam mı acaba diye düşünmüyor değilim. Anne sütü alıyor nasılsa diye erteliyorum sürekli.

Geçtiğimiz cumartesi Sevgili blog arkadaşlarımız Çikolatalı Pasta, Pıtırcık ve Komşum Yıldız ve kızı Oylum'la buluştuk. Çok güzeldi onları görmek ama douyamadığımı itiraf edeyim. Uykusuz bir gecenin sonrasında keyifsizdim ve ayrıca yerinde durmak bilmeyen Tonguç'la dilediğim gibi bir buluşma olmadı ama gülen yüzleri görmek yetti doğrusu. Hepsi birbirinden iyi ve güzel, hepsine teşekkür ediyorum.

Buluşma demişken, bir türlü buluşamadığımız, mısır patlağıyla buluşmak istiyoruz. Sonra sevgili Aysun ve 2. kez Sedayla ve tabi diğer blog dostlarımızla. Müsait olanlar mail atarlarsa sevinirim.

Zaman aşımına uğrayan bir yazı oldu ama Tonguç'la boş vakit bulmak ve yazmak hiç kolay olmuyor.

Rabbim! Sen herkese, anlayışlı sevgi dolu bir eş, mutlu sağlıklı birer evlat ve hayırlı bol kazançlı bir yuva nasip et... Amin

11 yorum:

  1. esin ve ömer Says:

    ayça,samsun ve ordu kelimlerini görünce dedim ki ayça benimle mi yoksa eşimle hemşeri :)Ben samsunluyum eşim ordulu,bakarsın bir yerlerden akraba çıkarız :)
    Bir sonraki buluşmanızda eğer uygun olursak ömerle biz de katılmak isteriz size...
    Sizi çok öptük :)

  2. esin ve ömer Says:

    Yoğurt ben de yediremiyorum ,her şeyi denedim :(
    Ayran yada yayla çorbası şeklinde veriyorum ,sen de bir dne istersen .

  3. Kremali'nin annesi Says:

    Ayca'cim, demek ki basta sen olmak uzere, birkac blogger arkadasa kanimin bu kadar isinmasi bosa degilmis. Ben rahmetli babam tarafindan Ordu'lu annem tarafindan ise Giresun'luyum. Zaten Turkiye'ye ilk gelisimde seninle bulusup tanismayi ne zamandir kafama koymustum, artik hemsehri oldugumuzu da ogrendikten sonra, kesin otesi kararliyim:P Diger Karadenizli arkadaslari da (Esin, Misir Patlagi, ???) cagirir, minik bir Karadeniz zirvesi yapariz hatta:)

    Guzel bir tatil gecirmenize sevindim. Ama yigenimin hastalanmasina cok uzuldum. Nedendir bilemiyorum, her tatilden donen aile ayni sorunlari yasamis maalesef. Cok sukur ki ciddi bir durum degilmis ve Tonguc eski saglik ve nesesine hemen donmus.

    Kilo kaybini da kafana takma Ayca'cim. O zaten yasitlarindan cook onde giden, kendinden daha buyuk bebeklerle bile boy olcusen (bkz. ikizlerin ve Tonguc'un ayni karede bulsutugu resim, ben bir fark goremiyorum ya sen:)) cok saglikli ve gurbuz bir bebek. Senin mamalarinla en kisa zamanda kendi rekorunu gecer insaallah:))

    Sevgiler,
    Ayse Sule

  4. gül Says:

    maşallah neler yapmışsınız öyle kısa zamanda çok sevindim tatil iyi geçmişe benziyor
    denizi sevmesini de beğendim ama en çok dedesiyle arasının iyi olmasını

  5. ahmetselimveannesi Says:

    merhaba Ayca

    gezmek guzel de bir de su minikler hasta olmasa. bizim ufaklık da yavrum ignelerden sonra ikinci antibiyotige basladık ,hayırlısıyla bi iyi olsalar insallah. tekrar gecmis olsun diyorum.

    fotolarla ilgili olarak nacizane tavsiyem * sen de dusunmussundur belki * acılıs sayfası cok yogun, cok eskı tarıhlere gıdıyor. bu tarıhlerı aylar olarak kısıtlasan, yanı ılk actıgımızda sımdı sadece agustosu gorsek. bloggerda boyle bır kısıtlama sanırım olmalı. fotoları yuklerken kaybetmek cok sınır bozucu oluyor di mi :D

    blog bulusmasına ben de katılmak isterim, belirlenen bir tarih ve mekan var mı?

    Tongucu opuyorum annesi
    sevgiler

  6. Ayça Says:

    Esin merhaba, ben göçebe bir çocukluk yaşadım babam bir kaç ay öncesine kadar çalışıyordu daha. amasya da doğdum diyarbakırda ilkokula başladım ankarada orta- liseyi konya da üniversiteyi okudum vs.. ben lisedeyken giresuna çıktı babamın tayini ve ben gitmeyip ankara da bir yurtta kalmayı tercih ettim sonra üniversite öğretmenlik derken uzun süre kalmasam da yanlarında her yerini gördüm karadenizin. Bulancak ta 2 yıl giresun merkez de 5 yıl, samsun çarşamba da 4 yıl terme de 2 yıl kaldı bizimkiler bende bu sürede tatiller de hep git gel yaptım. Aslen annnem ve babam ordu lu :)

    Tonguç çok güzel yayala çorbası yiyor ama sade yoğurt ve ayran sevmiyor:(

    Ayşe Şule gelir de uğramazsan darılırız zaten mutlaka bekliyoruz. Ortak yanlarımız da çok. Ben giresunun ve ordunun neredeyse bütün ilçelerine gidip gezdim. Kendimi çok Karadenizli hissetmesem de bir başkadır Karadeniz :))
    Hava değişimi yüzünden hastalanıyormuş bu çocuklar dr öyle söyledi. Gidince uzun süre kalınca çıkar mı tatilin keyfi. Vücut alışınca normale dönermiş her şey :) biz bilemedik hemen geldik:)
    Saol Gül, dededi çok sevdi Tonguç'u ayrılmak istemedi ama hastalanınca mecbur kaldı :(

    Esincim hafta içi- sonu ne zaman uygunsun? ona göre bir buluşma ayarlıyalım.

    Ahmet Selimin annesi,
    Tonguç hasta olunca babası çok üzüldü sen hasta olma ben olayım diye dua etmişti sonrasında Tonguç iyileşti hemen ama babası hasta oldu :) büyüyor büyütüyorlar. Yine de onlara bişey olmasn duam bu.

    Ne zaman müsaitsiniz hafta içi mi hafta sonu mu yazarsanız ortak bir gün ayarlayıp hep beraber buluşuruz. Çok da mutlu oluruz :)

  7. esin ve ömer Says:

    En çok cumartesi uyar bana,Hafta içi de akşam üstü olursa gelebilirim ....

  8. siyap Says:

    öncelikle geçmiş olsun bir daha olmaz inşallah!kuzum yine çok tatlı çıkmış fotolarda...

    ah şu blog buluşmaları...neden biz uzağız...neyse inşallah bir gün bir yerde tanışıp kaynaşırız...
    sevgileeer...

  9. uçan talhanın annesi Says:

    ooo karadenizliler buluşuyor he :D
    bir trabzonlu olarak ben de gelebilsem keşke.
    bu arada tatillerde hastalık olmazsa olmaz gbii bişey. biz de nezaman gitsek talha'nın ateşi çıkar. uzun süre kalıp alıştırma gibi bir şansımız da olmadığından hastalıklarla dolu bir tatil geçirirz. rabbim tüm bebişlere ve ailelerine sağlık versin.

  10. Mısır Patlağı :) Says:

    Geçmişler olsun ama geçmiş bile zaten :)))) Hadi buluşalım artık :)) ne güzel ayarlamıştık aslında dimi ayça ama nasip dimi en kısa zamanda görüşmek dileğiyle :)

  11. ahmetselimveannesi Says:

    Ayca merhaba

    blog bulusmas�na kat�lmay� cok istememe ragmen malesef gelemiyorum :(

    esimin izni bu haftaya al�nd�g� icin izmite gidiyoruz. 10 gun kadar oraday�z insallah. kat�lan tum arkadaslara simdiden selamlar�m� gonderiyorum,insallah bir dahaki sefere kat�lmak istiyorum :)

    selamlar

    :D